Şimdiye kadar özellikle de günlük kullanımda yanlış anlaşılmış ego kavramı, id ve süperego denilen iki dürtünün dengelenmesini sağlar. Bu kavramlar sayesinde egoyu anlayıp doğru kullanımının içerdiği anlamı açıklayacağız.

Ego, dengeleyici görevi gören bir yardımcı eleman olarak hayatımızda önemli role sahiptir. İd ise kişiliğin en ilkel halidir ve ilkel itki ve arzuların ortaya çıkmasına yardımcı olur. Süperego, eylemlerin doğru ya da yanlış olup olmadıklarını yargılayan bir iyilik savunucusudur. İd ile süperegonun düzene girmesine ise yanlış anlaşılmış ego kavramı yardım eder.

İd Nedir?



İd; yeme, içme, acıdan kaçma, zevk alma gibi birçok çeşitli ilkel dürtünün savunucusudur. Hemen doyurulmak isteyen bu ilkel zevkler topluluğu, mantıksal değerlendirmeden ve çeşitli değerlerden de uzak eylemlere sebep olmaya meyillidir. İd bu yönü ile ilkel dürtüleri baskın kılan bir şeytana benzetilebilir. İd'in sürekli doyurulması demek sürekli haz almaya yönelmek demektir. Yanlış anlaşılmış ego kavramı ise id'in dengelenmesine olanak sağlar.

Süperego Nedir?


Süperego; id'in aksine sürekli doğru olanı yapmaya yönlendiren bir meleğe benzetilebilir. Sürekli doğru olanı yapmaya çalışmak; her eylemde toplumsal değerleri göz önünde bulundurmak, ahlaki yargılara uygun hareket etmeye çabalamak ve hiçbir şeyden zevk almadan yapılanların doğru olması için uğraşmak demektir. Bu da insanın hayattan tat almasını engelleyen bir zırh görevi görür. Ego ise mantıklı düşünme ile süperegonun baskın gelmesini engeller.

Yanlış Anlaşılmış Ego Kavramı Nedir? Kişilik Oluşumunda Nasıl Etkilidir?


yanlış anlaşılmış ego kavramı
Halk arasında günlük hayatta "kendini beğenmiş", "çokbilmiş" benmerkezci kişiler için kullanılan, yanlış anlaşılmış ego kavramı kişiliğin oluşmasında oldukça etkilidir. İlkel arzu ve itkilerin baskın olmasını sağlayan id'in eğitilmesi ve sürekli doğru olanı yapmaya teşvik eden zevksiz süperegonun kırılması için ego daima iş başındadır.
Ego sahibi insan, kendine belli durumlarda engel olmayı bilen veya yerine göre bazı şeylerle zevk almayı da beceren insandır. Şimdiye kadar yanlış anlaşılmış ego kavramı günlük hayattaki olumsuz kullanımının çok ötesinde bir anlama sahiptir. Ego, her insanda olması gereken bir dengeleyicidir.

Sürekli zevklere önem verilip doğru olan umursanmaz ise id ağır basar ve kişilik ilkel dürtüler doğrultusunda hazlara yönelik olarak gelişir. Doğru olandan başka bir şey düşünülmediği takdirde de insan hayattan zevk almaz ve yaşamayı beceremez. Sosyal aktivitelere katılmakta zorluk yaşar, ahlak yargılarına fazla önem verdiği için içinde bulunduğu durum ve ortamın koşullarına ayak uydurmakta zorluk yaşar.

İlkel dürtülerin kölesi olmamak ya da değerler ve yargılar içine sıkışıp kalmamak için ego önemli bir görev alır ve kişinin mantıksal düşünme ile yerine göre doğru olanı yapmasına yerine göre de zevk alıp id'i doyurmasına yardım eder. Kişilik gelişimi sırasında yalnızca doğru olanlar yaptırılmamalı, id de doyurulmalıdır ki ego kavramına aşina olunsun. Bu sayede ilerleyen zamanlarda oturan kişilik, id ve süperegonun ego sayesinde dengelenmesi ile sağlıklı şekilde gelişimini devam ettirir.

Kendinizi Keşfetme Yolculuğunuza Işık Tutacak En İyi 10 Kişisel Gelişim Kitabı