English

Light mode

edebiyat

19 Posts

35477 Views

8 Users following

Ranked 16007th among communities

Follow

ArticleRecommended For You

Çocukluğumuzun Kitabı Şeker Portakalı ve Zezé'nin Yaşam Öyküsü

Şeker Portakalı kitabı çocukluğumuzun olmazsa olmazıdır. Zezé'nin başına gelenleri okuduktan sonra göz yaşlarımıza hakim olamadığımız bir gerçektir. Yaşamın beklenmedik değişimleri ve küçük bir çocuğun bu değişimler karşısında yaşadığı travmaları gördükçe Zezé ile biz de kahrolduk. Çocukluğumuzda bizlere de arkadaş olan Zezé'nin büyüyüp delifişek bir delikanlıya dönüştüğü kitap serisi ile karşınızdayız! Bu bir Şeker Portakalı yorum yazısı olmasının yanı sıra bilgi veren bir içerik de aynı zamanda... Hazırsanız çocukluğunuza doğru kısa bir yolculuk yapacağız. Yeniden o günlere dönüp yüreğimizde taht kurmuş olan Zezé'nin, şeker portakalıyla olan  dertleşmelerinden başlayıp, kalbini yiyen sevimli bir kurbağa ile olan dostluğundan tutun da haklarını arayan bir delikanlıya doğru evrilmesinin hikayesine yeniden bir göz atalım! Şeker Portakalı Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Yazar José Mauro De Vasconcelos'un baş yapıtı olan kitap, bizlere Zezé'nin fakirlik ve acı dolu yaşam öyküsünü konu edinir. 5 yaşında olan Zezé'nin babası işsizdir, gelecekten umutsuzdur. Hayal gücü ve zekası çok güçlü olan Zezé, okumayı sever. Küçük yaşta okumayı öğrenmiş olması sebebiyle ona şeytan lakabı takılmıştır. Birgün babası ondan bir şeker portakalı fidanı seçmesini ister. Seçtiği fidan ile arkadaşlık kuran Zezé, bu fidanla dertleşir, konuşur, maceralarını anlatır. Fidan da onunla konuşur, nasihatlerde bulunur. Zezé yaramaz bir çocuktur ama çok iyi niyetlidir. Çevrede "Portekizli" olarak  bilinen adamın  arabasına asılarak gezmenin hayalini kurar. Bir gün bunu dener fakat Portekizli onu feci halde döver. Kinlenen Zezé büyüyünce onu öldürmek ister. Ama Portekizli kötü biri değildir. Zezé'nin kendini yaraladığı bir gün Portekizli ona yardım yardım eder. Sıkı dost olurlar. Öyle ki zamanla onu babası gibi görmeye başlar. Zezé zaman zaman sıklaşan yaramazlıkları yüzünden ailesinden dayak yediği için trenin önüne atlayıp intihar etmek ister. Bunu yapacağı sıralarda bir trenin Portekizli'nin arabasına çarptığını ve Portekizlinin öldüğünü öğrenir. Hayatta en çok sevdiği kişiyi kaybetmiş olan  Zezé ağlamaktan bitap düşer. Yaşayan bir ölü gibidir adeta. Zezé ailesiyle dertleşemediği için acılarını hep şeker portakalına anlatır. Fakat onun da kesilmesine az bir zaman kalmıştır. Zezé hayatına devam etmek zorundadır. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Güneşi Uyandıralım Kahramanımız Zezé büyümüş, 11 yaşına gelmiştir. Ailesi Zezé'nin iyi bir eğitim görmesini ister ve onu zengin bir aileye evlatlık olarak verir. Sırdaşı olan şeker portakalı artık yoktur. Bunun yanına bir de ailesinden koparılması eklenince tümüyle yalnız hisseder. Yeni ailesinden de beklediği sıcak ortamı bulamayan Zezé kendisine dost olarak evin aşçısı Dadada'yı seçer. Şeker portakalından boşalan yeri ise yüreğine yerleşmiş olan "Adam" adını verdiği kurbağa almıştır. Tüm dertlerini ve sırlarını Adam'a anlatır. Ergenlik döneminde olduğu için sinirli ve huysuzdur. Şeker Portakalı yorum yazımız devam ediyor... Çektiği bu ergenlik acılarına , yalnızlıklara bir de aşk acısı eklenir. Zezé sırılsıklam aşıktır. Şeker Portakalı Yorum Yazımızın Son Kitabı: Delifişek Zezé büyümüş delikanlı olmuştur.  Artık bir yetişkindir. Sorunlarıyla yalnız başa çıkmaktadır. Çünkü artık dertleşebileceği ne şeker portakalı ne de kalbinde yaşayan kurbağası vardır. 18 yaşına gelen Zezé'nin aklı hep yüzmek ve kızlardadır. Geleceğini düşünür ama ne yapacağına bir türlü karar veremez. Okulu bırakıp bir gemide çalışmaya karar verir. Ama her şey o kadar kötüleşir ki ölmeye karar verir. Kıyıdan yüzmeye başlar. Yüzebildiği kadar yüzer fakat bir tekne onu fark eder ve ölmeyi bile beceremiyorum diyerek, kıyıya geri döner. Eve döndüğünde ise kimse nasıl olduğunu sormaz. Neler olduğunu bilmez. Günler geçer Zezé 20  yaşına gelir ve kızlara kur yapmaktan başka bir şey düşünmez olur. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Zezé'nin en yakın arkadaşı olan Tarcisio, küçükken Zezée'ye hayranlık duyan, çirkin kız Slyvia'nın geri döndüğünü ve hayli güzelleştiğinin haberini verir. Zezé hemen Slyvia'yı görmeye gider. Slyvia ilk başta eskiden onu hor gören Zezé'ye karşı ters davranır. Ama zaman geçtikçe birbirlerini çok severler. Sevgili olurlar. Her şeyin iyi gittiği sırada, Zezé babasının hastalığını öğrenir. Babasının 3 ay içinde ameliyat olması gerekir. Zira sağlığı günden güne kötüye gider. Zezé çok üzülse de elinden bir şey gelmez. Kendince tanrıyla, eğer babası iyileşirse bir daha yüzmeyeceğine dair anlaşır. Oysa büyük bir yüzme yarışı vardır. Şeker Portakalı yorum yazımız bu detaylarla da bitmiyor, devam edelim. Ameliyat günü gelip çatar. Ameliyat başarılı olmuş, babası iyileşmiştir. Herkes mutludur. Ama Zezé tanrıya verdiği sözü tutmak adına yüzmeyi bırakır. Büyük yarışa katılamayacaktır. Herkes onun kaybetmekten korktuğunu düşünse de durum bambaşkadır. Ameliyattan sonra babası Zezé'ye hiç davranmadığı kadar iyi davranmaya başlar. Bu durum Zezé'yi çok mutlu eder ve babası ne isterse yapmaya başlar. Babası bir gün ondan Slyvia ile ayrılmasını ister. Zezé içi kan ağlasa da bu isteği yerine getirir. Slyvia anlayış göstermiştir bu karar karşısında. Fakat bir süre sonra dayanamazlar ve bir araya gelirler. Zezé bu ayrı kaldıkları süreçte üzüntüden perişan olmuştur. Yaşadıkları yerde Zezé ve Slyvia hakkında çıkan dedikodular yüzünden kaçmak isterler. Zezé yine bir gemide iş bulup para biriktirecektir ve Slyvia'yı dalıp kaçacaktır. Kader Zezé'yi uzak diyarlara gitmeye zorlamıştır. Şeker Portakalı yorum yapılabilecek en güzel kitaplardandır. Konumuzun sonuna gelmiş bulunuyoruz! Yalnızca Kitap Kurtlarının Sergilediği 7 Davranış (More)

Şeker Portakalı kitabı çocukluğumuzun olmazsa olmazıdır. Zezé'nin başına gelenleri okuduktan sonra göz yaşlarımıza hakim olamadığımız bir gerçektir. Yaşamın beklenmedik değişimleri ve küçük bir çocuğun bu değişimler karşısında yaşadığı travmaları gördükçe Zezé ile biz de kahrolduk. Çocukluğumuzda bizlere de arkadaş olan Zezé'nin büyüyüp delifişek bir delikanlıya dönüştüğü kitap serisi ile karşınızdayız! Bu bir Şeker Portakalı yorum yazısı olmasının yanı sıra bilgi veren bir içerik de aynı zamanda... Hazırsanız çocukluğunuza doğru kısa bir yolculuk yapacağız. Yeniden o günlere dönüp yüreğimizde taht kurmuş olan Zezé'nin, şeker portakalıyla olan  dertleşmelerinden başlayıp, kalbini yiyen sevimli bir kurbağa ile olan dostluğundan tutun da haklarını arayan bir delikanlıya doğru evrilmesinin hikayesine yeniden bir göz atalım!

Şeker Portakalı

şeker portakalı yorum Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Yazar José Mauro De Vasconcelos'un baş yapıtı olan kitap, bizlere Zezé'nin fakirlik ve acı dolu yaşam öyküsünü konu edinir. 5 yaşında olan Zezé'nin babası işsizdir, gelecekten umutsuzdur. Hayal gücü ve zekası çok güçlü olan Zezé, okumayı sever. Küçük yaşta okumayı öğrenmiş olması sebebiyle ona şeytan lakabı takılmıştır. Birgün babası ondan bir şeker portakalı fidanı seçmesini ister. Seçtiği fidan ile arkadaşlık kuran Zezé, bu fidanla dertleşir, konuşur, maceralarını anlatır. Fidan da onunla konuşur, nasihatlerde bulunur. Zezé yaramaz bir çocuktur ama çok iyi niyetlidir. Çevrede "Portekizli" olarak  bilinen adamın  arabasına asılarak gezmenin hayalini kurar. Bir gün bunu dener fakat Portekizli onu feci halde döver. Kinlenen Zezé büyüyünce onu öldürmek ister. Ama Portekizli kötü biri değildir. Zezé'nin kendini yaraladığı bir gün Portekizli ona yardım yardım eder. Sıkı dost olurlar. Öyle ki zamanla onu babası gibi görmeye başlar. Zezé zaman zaman sıklaşan yaramazlıkları yüzünden ailesinden dayak yediği için trenin önüne atlayıp intihar etmek ister. Bunu yapacağı sıralarda bir trenin Portekizli'nin arabasına çarptığını ve Portekizlinin öldüğünü öğrenir. Hayatta en çok sevdiği kişiyi kaybetmiş olan  Zezé ağlamaktan bitap düşer. Yaşayan bir ölü gibidir adeta. Zezé ailesiyle dertleşemediği için acılarını hep şeker portakalına anlatır. Fakat onun da kesilmesine az bir zaman kalmıştır. Zezé hayatına devam etmek zorundadır. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz...

Güneşi Uyandıralım

güneşi uyandıralım Kahramanımız Zezé büyümüş, 11 yaşına gelmiştir. Ailesi Zezé'nin iyi bir eğitim görmesini ister ve onu zengin bir aileye evlatlık olarak verir. Sırdaşı olan şeker portakalı artık yoktur. Bunun yanına bir de ailesinden koparılması eklenince tümüyle yalnız hisseder. Yeni ailesinden de beklediği sıcak ortamı bulamayan Zezé kendisine dost olarak evin aşçısı Dadada'yı seçer. Şeker portakalından boşalan yeri ise yüreğine yerleşmiş olan "Adam" adını verdiği kurbağa almıştır. Tüm dertlerini ve sırlarını Adam'a anlatır. Ergenlik döneminde olduğu için sinirli ve huysuzdur. Şeker Portakalı yorum yazımız devam ediyor... Çektiği bu ergenlik acılarına , yalnızlıklara bir de aşk acısı eklenir. Zezé sırılsıklam aşıktır.

Şeker Portakalı Yorum Yazımızın Son Kitabı: Delifişek

şeker portakalı yorum Zezé büyümüş delikanlı olmuştur.  Artık bir yetişkindir. Sorunlarıyla yalnız başa çıkmaktadır. Çünkü artık dertleşebileceği ne şeker portakalı ne de kalbinde yaşayan kurbağası vardır. 18 yaşına gelen Zezé'nin aklı hep yüzmek ve kızlardadır. Geleceğini düşünür ama ne yapacağına bir türlü karar veremez. Okulu bırakıp bir gemide çalışmaya karar verir. Ama her şey o kadar kötüleşir ki ölmeye karar verir. Kıyıdan yüzmeye başlar. Yüzebildiği kadar yüzer fakat bir tekne onu fark eder ve ölmeyi bile beceremiyorum diyerek, kıyıya geri döner. Eve döndüğünde ise kimse nasıl olduğunu sormaz. Neler olduğunu bilmez. Günler geçer Zezé 20  yaşına gelir ve kızlara kur yapmaktan başka bir şey düşünmez olur. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Zezé'nin en yakın arkadaşı olan Tarcisio, küçükken Zezée'ye hayranlık duyan, çirkin kız Slyvia'nın geri döndüğünü ve hayli güzelleştiğinin haberini verir. Zezé hemen Slyvia'yı görmeye gider. Slyvia ilk başta eskiden onu hor gören Zezé'ye karşı ters davranır. Ama zaman geçtikçe birbirlerini çok severler. Sevgili olurlar. Her şeyin iyi gittiği sırada, Zezé babasının hastalığını öğrenir. Babasının 3 ay içinde ameliyat olması gerekir. Zira sağlığı günden güne kötüye gider. Zezé çok üzülse de elinden bir şey gelmez. Kendince tanrıyla, eğer babası iyileşirse bir daha yüzmeyeceğine dair anlaşır. Oysa büyük bir yüzme yarışı vardır. Şeker Portakalı yorum yazımız bu detaylarla da bitmiyor, devam edelim. Ameliyat günü gelip çatar. Ameliyat başarılı olmuş, babası iyileşmiştir. Herkes mutludur. Ama Zezé tanrıya verdiği sözü tutmak adına yüzmeyi bırakır. Büyük yarışa katılamayacaktır. Herkes onun kaybetmekten korktuğunu düşünse de durum bambaşkadır. Ameliyattan sonra babası Zezé'ye hiç davranmadığı kadar iyi davranmaya başlar. Bu durum Zezé'yi çok mutlu eder ve babası ne isterse yapmaya başlar. Babası bir gün ondan Slyvia ile ayrılmasını ister. Zezé içi kan ağlasa da bu isteği yerine getirir. Slyvia anlayış göstermiştir bu karar karşısında. Fakat bir süre sonra dayanamazlar ve bir araya gelirler. Zezé bu ayrı kaldıkları süreçte üzüntüden perişan olmuştur. Yaşadıkları yerde Zezé ve Slyvia hakkında çıkan dedikodular yüzünden kaçmak isterler. Zezé yine bir gemide iş bulup para biriktirecektir ve Slyvia'yı dalıp kaçacaktır. Kader Zezé'yi uzak diyarlara gitmeye zorlamıştır. Şeker Portakalı yorum yapılabilecek en güzel kitaplardandır. Konumuzun sonuna gelmiş bulunuyoruz!

Yalnızca Kitap Kurtlarının Sergilediği 7 Davranış

March 21, 2020, 3:05 p.m.

ArticleRecommended For You

Edebiyatımızın Önemli İsimlerinden Onat Kutlar Kimdir?

+3

+3

Edebiyatımızın -hiç hak etmese de- unutulmaya yüz tutmuş yazarlarından biri olan Onat Kutlar, bizim için bir yazardan çok daha fazlası. 58 yıllık yaşamına öyküler, denemeler, şiirler ve senaryolar sığdırdı. Kurucusu olduğu Türk Sinematek Derneği ile gişe sinemasında kendine yer bulamayan bağımsız yapımları bu dernek çatısı altında sinemaseverler ile buluşturdu. Bu yazıda Onat Kutlar kimdir, Onat Kutlar şiirleri gibi birçok konuyu bir arada bulabilirsiniz. Yakın arkadaşı, Ferit Edgü'nün "Hakkari'de Bir Mevsim" kitabını senaryolaştırdı, "Yusuf ile Kenan" filmini yazdı ve daha niceleri. Edebiyatımıza "İshak" gibi bir köşe taşı kitap bıraktı. Fethi Naci'ye göre "İshak" dünya edebiyatında büyülü gerçeklik akımının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilmiştir. Çoğu insan Onat Kutlar adını pek duymasa da bizler onun adını yaşatmak ve tanıtmak adına bu yazımızı yazıyoruz. Umarız bu yazıdan ilham alıp Onat Kutlar'ın bizlere bıraktığı eserlerle haşır neşir olursunuz. Lafı fazla uzatmadan, iyi okumalar! Onat Kutlar Kimdir? Aslen Gaziantepli olan Onat Kutlar, 25 Ocak 1936 tarihinde hakim babasının görev yeri olan Alanya'da dünyaya geldi. Çocukluğunun küçük bir kısmını önce Malatya ve İzmir'de geçirdi. 6 yaşındayken taşındıkları Gaziantep'de lise dahil olmak üzere eğitimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İstanbul'a gitti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi'nde Felsefe okumaya başladı. Bir yıl sonra Felsefe bölümünü bırakarak, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hukuk okumaya karar verse de son ders sınavlarını vermeyerek bölümü bıraktı. Yeniden Felsefe okumak adına Paris'e taşındı. 2 yıl Paris'te kaldıktan sonra yurda döndü ve Hukuk Fakültesi yıllarında arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Doğan Kardeş Dergisi'nde çalıştı. Onat Kutlar şiirleri ile çok sevilen bir şairdir. 1950'li yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan öyküleriyle adından söz ettiren Onat Kutlar, 1959 yılında çıkardığı "İshak" kitabıyla edebiyatımızda yerini belirlemiş oldu. 1960 yılında Türk Dil Kurumu ödülünü kazanan kitap, Fethi Naci'nin deyimiyle dünya edebiyatında "büyülü gerçeklik" akımının ilk örneklerindendi. 1965 yılında bağımsız sinema filmlerini sinemaseverler ile buluşturmak, arşivlemek ve korumak amacıyla kurulan Türk Sinematek Derneği'nin kurucusu oldu ve 1965-1976 yılları arasında bu derneğe başkanlık yaptı. Dernek 12 Eylül Askeri Darbesi ile kapatıldı. Bir çok  filmde imzası bulunan Kutlar, Yusuf ile Kenan, Hakkari'de Bir Mevsim ve Hazal adlı bol ödüllü filmlerin senaryosunu yazdı. 1975 yılında Polonya tarafından "Kültür Madalyası" ile ödüllendirildi. Onat Kutlar şiirleri ile alakalı konumuza devam ediyoruz... İstanbul Film Festivali Düzenleme Kurulu'nda ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İcra Kurulu'nda da görev almış olan sanatçı, 1978’de, Kültür Bakanlığı Sinema Yapım ve Gösterim Merkezi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu. Değerli sanatçı, 1985'te Berlin Film Festivali'nde jüri üyeliği yaptı. İranlı şair Füruğ Ferruhzad’ın şiirlerinden oluşan bir derleme hazırladı. Celal Hosrovşahi ile birlikte çevirisini yaptığı bu derlemeyi "Sonsuz Günbatımı" adıyla yayımladı. 1994 yılında Fransız hükümeti tarafından, Sanat ve Edebiyat Nişanı olan "L'Ordre des Arts et des Lettres" ile ödüllendirildi. Onat Kutlar şiirleri ile alakalı yazımızın sonuna doğru geliyoruz... Sinema Bir Şenliktir adlı kitabında, Meydan, Yeni Sinema, Milliyet Sanat, Papirüs, Gösteri gibi dergilerde çıkan sinema hakkındaki yazılarını bir araya getirdi. Cumhuriyet gazetesindeki yazıları, ölümünün ardından "Gündemdeki Konu" ve "Gündemdeki Sanatçı" isimli kitaplarda toplandı. Yazarın Vefatı 30 Aralık 1994'te The Marmara Oteli'nin kafe kısmına yapılan bombalı saldırı sonucu ağır şekilde yaralanan değerli sanatçı, 11 Ocak Çarşamba günü tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Yapılan bu saldırıyı önce terör örgütü olan İBDA-C üstlenmiş olsa da yakalanan faillerce PKK tarafından yapıldığı anlaşıldı. Yazarın naaşı Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. Onat Kutlar Şiirleri ve Bütün Eserleri İshak (öykü)- 1959 Sinema Bir Şenliktir (deneme)- 1984 Yeter ki Kararmasın (deneme)- 1985 Bahar İsyancıdır (deneme)- 1986 Peralı Bir Aşk İçin Divan (şiir)-1981 Unutulmuş Kent (şiir)- 1986 Gündemdeki Sanatçı- 1995 Gündemdeki Konu- 1995 Senaryoları: Hakkâri'de Bir Mevsim (1983)- Ferit Edgü ile birlikte. Hazal (1979) Yusuf ile Kenan (1979) Yer Çekimli Aşklar (1995) Onat Kutlar şiirleri, Onat Kutlar kimdir gibi konuları detaylı olarak işlediğimiz yazımızın sonuna geldik. Edebiyat konulu diğer yazılarımızda görüşmek üzere... Tezer Özlü Kimdir? Tezer Özlü’nün Hayatı ve Hayat Hikayesi! (More)

Edebiyatımızın -hiç hak etmese de- unutulmaya yüz tutmuş yazarlarından biri olan Onat Kutlar, bizim için bir yazardan çok daha fazlası. 58 yıllık yaşamına öyküler, denemeler, şiirler ve senaryolar sığdırdı. Kurucusu olduğu Türk Sinematek Derneği ile gişe sinemasında kendine yer bulamayan bağımsız yapımları bu dernek çatısı altında sinemaseverler ile buluşturdu. Bu yazıda Onat Kutlar kimdir, Onat Kutlar şiirleri gibi birçok konuyu bir arada bulabilirsiniz. Yakın arkadaşı, Ferit Edgü'nün "Hakkari'de Bir Mevsim" kitabını senaryolaştırdı, "Yusuf ile Kenan" filmini yazdı ve daha niceleri. Edebiyatımıza "İshak" gibi bir köşe taşı kitap bıraktı. Fethi Naci'ye göre "İshak" dünya edebiyatında büyülü gerçeklik akımının ilk örneklerinden biri olarak değerlendirilmiştir. Çoğu insan Onat Kutlar adını pek duymasa da bizler onun adını yaşatmak ve tanıtmak adına bu yazımızı yazıyoruz. Umarız bu yazıdan ilham alıp Onat Kutlar'ın bizlere bıraktığı eserlerle haşır neşir olursunuz. Lafı fazla uzatmadan, iyi okumalar!

Onat Kutlar Kimdir?

edebiyat Aslen Gaziantepli olan Onat Kutlar, 25 Ocak 1936 tarihinde hakim babasının görev yeri olan Alanya'da dünyaya geldi. Çocukluğunun küçük bir kısmını önce Malatya ve İzmir'de geçirdi. 6 yaşındayken taşındıkları Gaziantep'de lise dahil olmak üzere eğitimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İstanbul'a gitti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi'nde Felsefe okumaya başladı. Bir yıl sonra Felsefe bölümünü bırakarak, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hukuk okumaya karar verse de son ders sınavlarını vermeyerek bölümü bıraktı. Yeniden Felsefe okumak adına Paris'e taşındı. 2 yıl Paris'te kaldıktan sonra yurda döndü ve Hukuk Fakültesi yıllarında arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Doğan Kardeş Dergisi'nde çalıştı. Onat Kutlar şiirleri ile çok sevilen bir şairdir. 1950'li yıllarda çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan öyküleriyle adından söz ettiren Onat Kutlar, 1959 yılında çıkardığı "İshak" kitabıyla edebiyatımızda yerini belirlemiş oldu. 1960 yılında Türk Dil Kurumu ödülünü kazanan kitap, Fethi Naci'nin deyimiyle dünya edebiyatında "büyülü gerçeklik" akımının ilk örneklerindendi. eserleri 1965 yılında bağımsız sinema filmlerini sinemaseverler ile buluşturmak, arşivlemek ve korumak amacıyla kurulan Türk Sinematek Derneği'nin kurucusu oldu ve 1965-1976 yılları arasında bu derneğe başkanlık yaptı. Dernek 12 Eylül Askeri Darbesi ile kapatıldı. Bir çok  filmde imzası bulunan Kutlar, Yusuf ile Kenan, Hakkari'de Bir Mevsim ve Hazal adlı bol ödüllü filmlerin senaryosunu yazdı. 1975 yılında Polonya tarafından "Kültür Madalyası" ile ödüllendirildi. Onat Kutlar şiirleri ile alakalı konumuza devam ediyoruz... İstanbul Film Festivali Düzenleme Kurulu'nda ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İcra Kurulu'nda da görev almış olan sanatçı, 1978’de, Kültür Bakanlığı Sinema Yapım ve Gösterim Merkezi’nin kuruluş çalışmalarında bulundu. Değerli sanatçı, 1985'te Berlin Film Festivali'nde jüri üyeliği yaptı. onat kutlar kimdir İranlı şair Füruğ Ferruhzad’ın şiirlerinden oluşan bir derleme hazırladı. Celal Hosrovşahi ile birlikte çevirisini yaptığı bu derlemeyi "Sonsuz Günbatımı" adıyla yayımladı. 1994 yılında Fransız hükümeti tarafından, Sanat ve Edebiyat Nişanı olan "L'Ordre des Arts et des Lettres" ile ödüllendirildi. Onat Kutlar şiirleri ile alakalı yazımızın sonuna doğru geliyoruz... Sinema Bir Şenliktir adlı kitabında, Meydan, Yeni Sinema, Milliyet Sanat, Papirüs, Gösteri gibi dergilerde çıkan sinema hakkındaki yazılarını bir araya getirdi. Cumhuriyet gazetesindeki yazıları, ölümünün ardından "Gündemdeki Konu" ve "Gündemdeki Sanatçı" isimli kitaplarda toplandı.

Yazarın Vefatı

onat kutlar şiirleri 30 Aralık 1994'te The Marmara Oteli'nin kafe kısmına yapılan bombalı saldırı sonucu ağır şekilde yaralanan değerli sanatçı, 11 Ocak Çarşamba günü tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu. Yapılan bu saldırıyı önce terör örgütü olan İBDA-C üstlenmiş olsa da yakalanan faillerce PKK tarafından yapıldığı anlaşıldı. Yazarın naaşı Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.

Onat Kutlar Şiirleri ve Bütün Eserleri

onat kutlar şiirleri
  • İshak (öykü)- 1959
  • Sinema Bir Şenliktir (deneme)- 1984
  • Yeter ki Kararmasın (deneme)- 1985
  • Bahar İsyancıdır (deneme)- 1986
  • Peralı Bir Aşk İçin Divan (şiir)-1981
  • Unutulmuş Kent (şiir)- 1986
  • Gündemdeki Sanatçı- 1995
  • Gündemdeki Konu- 1995
Senaryoları:
  • Hakkâri'de Bir Mevsim (1983)- Ferit Edgü ile birlikte.
  • Hazal (1979)
  • Yusuf ile Kenan (1979)
  • Yer Çekimli Aşklar (1995)
Onat Kutlar şiirleri, Onat Kutlar kimdir gibi konuları detaylı olarak işlediğimiz yazımızın sonuna geldik. Edebiyat konulu diğer yazılarımızda görüşmek üzere...

Tezer Özlü Kimdir? Tezer Özlü’nün Hayatı ve Hayat Hikayesi!

March 19, 2020, 9:34 p.m.

ArticleRecommended For You

Mutlaka Okumanız Gereken 3 Kitap Tavsiyesi

Bugünkü yazımızda kitap tavsiyesi veriyoruz. Kitaplar bizi bulunduğumuz yerden bambaşka diyarlara götüren sonsuz ögelerden birisi olmaktadır. Her kitap bizi daha da geliştirir ve ileriye taşır. Bu asla unutulmamalıdır. Okunması gereken kitaplar ve sürükleyici roman önerileri ile donattığımız yazımıza başlıyoruz... Birbirinden güzel ve sürükleyici kitaplar tavsiye edeceğiz. Birçok kitap satış sitesinden bu kitaplara ulaşmanız mümkündür. Satış mağazalarında da bu kitapları kolaylıkla bulabilirsiniz. Hazırsanız mutlaka okumanız ve kaçırmamanız gereken kitap tavsiyelerimize başlayalım! Okunması Gereken Kitaplar Listemizin İlk Eseri: Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2004) Okunması gereken kitaplar listemize kusursuz bir eser ile başlamak istedik. Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabı, usta yazar Barış Bıçakçı'nın en sevilen kitapları arasında yer almaktadır. Kitap, aynı adla beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Başrollerinde ise İlker Aksum, Güneş Sayın ve Fatih Al rol almıştır. Kitabın konusu ise şöyle; Çetin ve Ender çocukluk arkadaşıdır. Bu öyle bir arkadaşlıktır ki arkadaşlık kelimesi kesinlikle az kalacaktır. Onların dostluğu bakidir. Bu iki yakın dost beraber yaşamaktadırlar. Ankara'da beraber yaşayan bu iki orta yaşlı adamın hayatına bir gün bir kadın girer. Nihal, bu ikilinin yakın bir arkadaşı olan Fikret'in kız kardeşi olmaktadır. Fikret ve Nihal'in annesi, babası üzücü bir kaza sonucunda yaşamını yitirir. Fikret iş hayatına Amerika'da devam ettiği ve Nihal de üniversite sınavı sonucunda Ankara'yı kazandığı için abisi Fikret, Nihal'i çok güvendiği bu iki arkadaşına emanet edecektir. Zamanla iki adam da Nihal'e körkütük aşık olur. Her bir karakterin iç hesaplaşmasını rahatlıkla görebileceğiniz bu eseri seveceğinize eminiz. Zülfü Livaneli, Kardeşimin Hikayesi (2013) Okunması gereken kitaplar yazımıza bir Livaneli romanı ile devam etmeyi seçtik. Kardeşimin Hikayesi kitabı, Livaneli'nin en soluk kesici romanlarından birisi olmaktadır. Romanda durumlar İstanbul ilinin Çatalca ilçesinin Yalıköy'ünde geçiyor. Yalıköy'de bir cinayet oluyor. Bu olayı araştırmak adına köyü ziyarete gelen bir gazeteci Ahmet Arslan adlı bir adamın evinin kapısını çalacaktır. Öldürülen kişi olan Arzu Kahraman'ın öldürüldüğü gün o davette bulunan biri olan Ahmet Arslan ile görüşmeye gelen gazeteci neler yaşayacaktır? Gazeteci, Ahmet Arslan ile konuşmaya başlar fakat araştırma bir anda seyir değiştirir ve Ahmet Arslan'ın geçmişi konuşmaya başlanır. Daha küçükken anne ve babasını talihsiz bir kaza sonucu yitiren adam, kazadan çok sonra kardeşiyle beraber dedesinin evinde yaşamaya başlamıştır. Katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışarak okuyacağınız bu roman gerçekten de herkesin üzerinde sürükleyici bir etki bırakıyor. Murat Menteş, Dublörün Dilemması (2005) Okunması gereken kitaplar listemizin son eserine geldik. Dublörün Dilemması sizi bir merakın içinden alıp bir diğerine sürükleyecek bir kitap olmaktadır. Nuh Tufan'ın macera dolu öyküsünün anlatıldığı bu kitap birçok okuyucu ve eleştirmenden de tam not almıştır. Nuh Tufan adlı kişi, yetimhanede büyümüştür. Albinodur. Yakın dostu olan İbrahim Kurban ise zengin bir adamdır. Bu ikili üniversite mezunudur fakar işsizdirler. Boş boş gezmektedirler. Bir gün aniden önemli bir icat yapan İbrahim Kurban, sadece iki tane görseline sahip olduğu bir insan suratının gerçekle resmen birebir olan bir maskesini oluşturabilmenin yolunu bulmuştur. Nuh ise bu durumu öğrenir ve yeni bir iş kurma yolu bulur. İş adamları için çıkarılan bir dergiye ilan verecektir. Aynı anda iki yerde bulunmak isteyen kişilere bu icat ile hizmet vereceklerdir. Bakalım bu iki arkadaş nasıl maceralara imzalarını atacaklar? Okunması gereken kitaplar ve sürükleyici roman önerileri konusunda 3 kitap önerisinde bulunduğumuz içeriğimizin sonuna geldik. Şimdilik hoşça kalın kitap kurtları! Kitap okuma alışkanlığı kazanmak nasıl mümkün olur? (More)

Bugünkü yazımızda kitap tavsiyesi veriyoruz. Kitaplar bizi bulunduğumuz yerden bambaşka diyarlara götüren sonsuz ögelerden birisi olmaktadır. Her kitap bizi daha da geliştirir ve ileriye taşır. Bu asla unutulmamalıdır. Okunması gereken kitaplar ve sürükleyici roman önerileri ile donattığımız yazımıza başlıyoruz... Birbirinden güzel ve sürükleyici kitaplar tavsiye edeceğiz. Birçok kitap satış sitesinden bu kitaplara ulaşmanız mümkündür. Satış mağazalarında da bu kitapları kolaylıkla bulabilirsiniz. Hazırsanız mutlaka okumanız ve kaçırmamanız gereken kitap tavsiyelerimize başlayalım!

Okunması Gereken Kitaplar Listemizin İlk Eseri: Barış Bıçakçı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2004)

Okunması gereken kitaplar listemize kusursuz bir eser ile başlamak istedik. Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabı, usta yazar Barış Bıçakçı'nın en sevilen kitapları arasında yer almaktadır. Kitap, aynı adla beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Başrollerinde ise İlker Aksum, Güneş Sayın ve Fatih Al rol almıştır. Kitabın konusu ise şöyle; Çetin ve Ender çocukluk arkadaşıdır. Bu öyle bir arkadaşlıktır ki arkadaşlık kelimesi kesinlikle az kalacaktır. Onların dostluğu bakidir. Bu iki yakın dost beraber yaşamaktadırlar. Ankara'da beraber yaşayan bu iki orta yaşlı adamın hayatına bir gün bir kadın girer. Nihal, bu ikilinin yakın bir arkadaşı olan Fikret'in kız kardeşi olmaktadır. Fikret ve Nihal'in annesi, babası üzücü bir kaza sonucunda yaşamını yitirir. Fikret iş hayatına Amerika'da devam ettiği ve Nihal de üniversite sınavı sonucunda Ankara'yı kazandığı için abisi Fikret, Nihal'i çok güvendiği bu iki arkadaşına emanet edecektir. Zamanla iki adam da Nihal'e körkütük aşık olur. Her bir karakterin iç hesaplaşmasını rahatlıkla görebileceğiniz bu eseri seveceğinize eminiz.

Zülfü Livaneli, Kardeşimin Hikayesi (2013)

sürükleyici roman önerileri Okunması gereken kitaplar yazımıza bir Livaneli romanı ile devam etmeyi seçtik. Kardeşimin Hikayesi kitabı, Livaneli'nin en soluk kesici romanlarından birisi olmaktadır. Romanda durumlar İstanbul ilinin Çatalca ilçesinin Yalıköy'ünde geçiyor. Yalıköy'de bir cinayet oluyor. Bu olayı araştırmak adına köyü ziyarete gelen bir gazeteci Ahmet Arslan adlı bir adamın evinin kapısını çalacaktır. Öldürülen kişi olan Arzu Kahraman'ın öldürüldüğü gün o davette bulunan biri olan Ahmet Arslan ile görüşmeye gelen gazeteci neler yaşayacaktır? Gazeteci, Ahmet Arslan ile konuşmaya başlar fakat araştırma bir anda seyir değiştirir ve Ahmet Arslan'ın geçmişi konuşmaya başlanır. Daha küçükken anne ve babasını talihsiz bir kaza sonucu yitiren adam, kazadan çok sonra kardeşiyle beraber dedesinin evinde yaşamaya başlamıştır. Katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışarak okuyacağınız bu roman gerçekten de herkesin üzerinde sürükleyici bir etki bırakıyor.

Murat Menteş, Dublörün Dilemması (2005)

okunması gereken kitaplar Okunması gereken kitaplar listemizin son eserine geldik. Dublörün Dilemması sizi bir merakın içinden alıp bir diğerine sürükleyecek bir kitap olmaktadır. Nuh Tufan'ın macera dolu öyküsünün anlatıldığı bu kitap birçok okuyucu ve eleştirmenden de tam not almıştır. Nuh Tufan adlı kişi, yetimhanede büyümüştür. Albinodur. Yakın dostu olan İbrahim Kurban ise zengin bir adamdır. Bu ikili üniversite mezunudur fakar işsizdirler. Boş boş gezmektedirler. Bir gün aniden önemli bir icat yapan İbrahim Kurban, sadece iki tane görseline sahip olduğu bir insan suratının gerçekle resmen birebir olan bir maskesini oluşturabilmenin yolunu bulmuştur. Nuh ise bu durumu öğrenir ve yeni bir iş kurma yolu bulur. İş adamları için çıkarılan bir dergiye ilan verecektir. Aynı anda iki yerde bulunmak isteyen kişilere bu icat ile hizmet vereceklerdir. Bakalım bu iki arkadaş nasıl maceralara imzalarını atacaklar? Okunması gereken kitaplar ve sürükleyici roman önerileri konusunda 3 kitap önerisinde bulunduğumuz içeriğimizin sonuna geldik. Şimdilik hoşça kalın kitap kurtları!

Kitap okuma alışkanlığı kazanmak nasıl mümkün olur?

March 2, 2020, 9:26 a.m.

ArticleRecommended For You

Şiir Nasıl Yazılır? Şiir Yazmak Nasıl Öğrenilir?

Şiir nasıl yazılır? sorusuna aylardır cevap arıyorum. Ben şiir okumayı çok seviyorum ancak şiir yazamıyorum. Şiir yazmayı öğrenmek için ne yapabilirim? Bu sorudan daha da önemlisi şiir yazma yeteneği sonradan kazanılır mı? Bu bir yetenek midir yoksa kazanım mıdır? Güzel şiirler yazmak için ne yapmalıyım? ?? Şiir aşığı olup, şiir yazamamak nedir ya? ? (More)

Şiir nasıl yazılır? sorusuna aylardır cevap arıyorum. Ben şiir okumayı çok seviyorum ancak şiir yazamıyorum. Şiir yazmayı öğrenmek için ne yapabilirim? Bu sorudan daha da önemlisi şiir yazma yeteneği sonradan kazanılır mı? Bu bir yetenek midir yoksa kazanım mıdır? Güzel şiirler yazmak için ne yapmalıyım? ?? Şiir aşığı olup, şiir yazamamak nedir ya? ?

Dec. 25, 2019, 7 p.m.

ArticleRecommended For You

Gurbet ve Aşk Konulu En Anlamlı Ayrılık Şiirleri

+2

Sevgiliye, aileye ya da arkadaşa gönderilebilecek en yeni ayrılık şiirlerini arıyorsanız, tam da olmanız gereken yerdesiniz. En içten, duygusal, hüzünlü, matemli ve yürek yakan ayrılık şiirleri bu sayfada sizleri bekliyor. Ünlü şairlerden esinlenilerek hazırlanan bu şiirlerin tamamı özgündür ve şiir arşivimiz devamlı olarak güncellenmektedir. Gurbet şiirleri arayanlar için zorunlu ayrılıkları konu alan dizeleri ve mısraları da bu sayfada bulabilirsiniz. En güzel, mecbur, zorunlu ve edebi en iyi özlemli ayrılık şiirleri bu sayfada sizleri bekliyor!  En başarılı aşk şairleri tarafından yazılan aşk şiirleri, tam da mesajlarda kullanmalık cinsten. Bu sayfada gördüğünüz tüm şiirleri WhatsApp, Facebook, Instagram ve Tumblr başta olmak üzere hemen her türlü sosyal medya platformunda paylaşabilirsiniz. Uzun ve kısa ayrılık hasreti şiirlerini teker teker grupladık. Diğer şiir konularını da gruplara ayırdık. Sayfayı kaydırarak istediğiniz lirik şiiri kullanabilir, isterseniz indirebilirsiniz. Ayrılık Şiirleri Hayatta nedendir bilinmez hep ayrılıklar olur. Sevgiliden, şehirden, aileden ve arkadaştan ayrılırken okunabilecek en harika şiirleri burada sıraladık. Dilerseniz sizler de hiç sevilmeyen ayrılık anlarında bu şiirleri okuyabilirsiniz. Kısa Ayrılık Şiirleri Sen gittin benden, / Ben kaldım öylece, / Düzelirim sandım gün geçtikçe / Zamanla daha da battım yerin dibine! Ayrılık vakti geldi cananım, / Ne sen sarıl bana, ne ben sana, / Ben giderim uzaklara, / Sen kal bir başına! Hasretlik olmak da varmış kaderde, / Senin gibi güzel bir yar ile, / Keşke dur desem yollara, gitme! / Olur muydu ki çare! Derdim yoktur diye gezme, / Bulursun bir yar, ki kuldur o da, kendine / Başlar hasret acısı zamanla, / Gelir derdin başına! Ayrılık şiiri yazacağım diye, / Kağıt kalem aldım yanıma, / Gözyaşlarım müsade etmedi yazmama, / Kağıdın kuru kalmasına! Uzun Ayrılık Şiirleri Ayrılığın vakti geldiyse inceden / Uzatmanın anlamı yoktur sarılmayı incitmeden / Sen ben yokken kendine bakarsın da / Ben sen yokken bu fani dünyada ne edem. Ayrılık acısı yamandır derlerdi de / Genciz ya o vakitler giderdi komiğimize / Meğer dertlerin derdi, müşkülün müşkülü / Bu cihanda "seni özledim" demekmiş bir yare! Gözyaşlarının açamadığı sonsuz kapıdan biri / Aşıkları mahveden dünyanın en acı hissi / Kalplerin ağlama sesi / Senden ayrılmakmış ey sevgili! Hayallerime sakladım seni / Son kez seni gördüğümden beri / Sesini kazıdım kulaklarıma / Her özlediğimde duyayım diye sevgili! Mesafeler ne zaman geldi dikildi karşıma / Ben serecektim dünyaları ayakların altına / Bir de baktım güzel mi güzel bir rüyaymış aslında / Hasretlik bize göre değilmiş sevgili! Gurbet Şiirleri Uzaktır baba ocağından / Alması zordur ekmeği aslanın ağzından / Dersin bir an ölsem de kurtulsam bu dertten / Gurbet elin ağırlığından! Dünyada üç murat varmış / Bunlardan biri kaynayan aş / Diğer ise ağrımayan baş / Sonuncusu ise gurbetteki sevgiliye kavuşmak! Gelirim dedin gelmedin / Gurbet elden dönmedin / Ben seni hiç unutmadım / Neredesin sevgilim! Gurbetin derdi çetindir / Benzemez başka bir derde / Sanma ki kazandığın para / Derman olur bu derde! Zalim felek benden ne istersin / Gurbetteki yarimi neden vermezsin / Bu dünyada muradımı göremeden / Öleyim mi istersin? 2020 Yılı Etkileyici Yeni Yıl Mesajları, Sözleri ve Şiirleri Listesi (More)

Sevgiliye, aileye ya da arkadaşa gönderilebilecek en yeni ayrılık şiirlerini arıyorsanız, tam da olmanız gereken yerdesiniz. En içten, duygusal, hüzünlü, matemli ve yürek yakan ayrılık şiirleri bu sayfada sizleri bekliyor. Ünlü şairlerden esinlenilerek hazırlanan bu şiirlerin tamamı özgündür ve şiir arşivimiz devamlı olarak güncellenmektedir. Gurbet şiirleri arayanlar için zorunlu ayrılıkları konu alan dizeleri ve mısraları da bu sayfada bulabilirsiniz. En güzel, mecbur, zorunlu ve edebi en iyi özlemli ayrılık şiirleri bu sayfada sizleri bekliyor!  En başarılı aşk şairleri tarafından yazılan aşk şiirleri, tam da mesajlarda kullanmalık cinsten. Bu sayfada gördüğünüz tüm şiirleri WhatsApp, Facebook, Instagram ve Tumblr başta olmak üzere hemen her türlü sosyal medya platformunda paylaşabilirsiniz. Uzun ve kısa ayrılık hasreti şiirlerini teker teker grupladık. Diğer şiir konularını da gruplara ayırdık. Sayfayı kaydırarak istediğiniz lirik şiiri kullanabilir, isterseniz indirebilirsiniz.

Ayrılık Şiirleri

ayrılık şiirleri Hayatta nedendir bilinmez hep ayrılıklar olur. Sevgiliden, şehirden, aileden ve arkadaştan ayrılırken okunabilecek en harika şiirleri burada sıraladık. Dilerseniz sizler de hiç sevilmeyen ayrılık anlarında bu şiirleri okuyabilirsiniz.

Kısa Ayrılık Şiirleri

kısa ayrılık şiirleri
  • Sen gittin benden, / Ben kaldım öylece, / Düzelirim sandım gün geçtikçe / Zamanla daha da battım yerin dibine!
  • Ayrılık vakti geldi cananım, / Ne sen sarıl bana, ne ben sana, / Ben giderim uzaklara, / Sen kal bir başına!
  • Hasretlik olmak da varmış kaderde, / Senin gibi güzel bir yar ile, / Keşke dur desem yollara, gitme! / Olur muydu ki çare!
  • Derdim yoktur diye gezme, / Bulursun bir yar, ki kuldur o da, kendine / Başlar hasret acısı zamanla, / Gelir derdin başına!
  • Ayrılık şiiri yazacağım diye, / Kağıt kalem aldım yanıma, / Gözyaşlarım müsade etmedi yazmama, / Kağıdın kuru kalmasına!

Uzun Ayrılık Şiirleri

uzun ayrılık şiirleri
  • Ayrılığın vakti geldiyse inceden / Uzatmanın anlamı yoktur sarılmayı incitmeden / Sen ben yokken kendine bakarsın da / Ben sen yokken bu fani dünyada ne edem.
  • Ayrılık acısı yamandır derlerdi de / Genciz ya o vakitler giderdi komiğimize / Meğer dertlerin derdi, müşkülün müşkülü / Bu cihanda "seni özledim" demekmiş bir yare!
  • Gözyaşlarının açamadığı sonsuz kapıdan biri / Aşıkları mahveden dünyanın en acı hissi / Kalplerin ağlama sesi / Senden ayrılmakmış ey sevgili!
  • Hayallerime sakladım seni / Son kez seni gördüğümden beri / Sesini kazıdım kulaklarıma / Her özlediğimde duyayım diye sevgili!
  • Mesafeler ne zaman geldi dikildi karşıma / Ben serecektim dünyaları ayakların altına / Bir de baktım güzel mi güzel bir rüyaymış aslında / Hasretlik bize göre değilmiş sevgili!

Gurbet Şiirleri

gurbet şiirleri
  • Uzaktır baba ocağından / Alması zordur ekmeği aslanın ağzından / Dersin bir an ölsem de kurtulsam bu dertten / Gurbet elin ağırlığından!
  • Dünyada üç murat varmış / Bunlardan biri kaynayan aş / Diğer ise ağrımayan baş / Sonuncusu ise gurbetteki sevgiliye kavuşmak!
  • Gelirim dedin gelmedin / Gurbet elden dönmedin / Ben seni hiç unutmadım / Neredesin sevgilim!
  • Gurbetin derdi çetindir / Benzemez başka bir derde / Sanma ki kazandığın para / Derman olur bu derde!
  • Zalim felek benden ne istersin / Gurbetteki yarimi neden vermezsin / Bu dünyada muradımı göremeden / Öleyim mi istersin?

2020 Yılı Etkileyici Yeni Yıl Mesajları, Sözleri ve Şiirleri Listesi

Dec. 8, 2019, 6:50 p.m.

ArticleRecommended For You

Mal Kelimesini Hangi Anlamda Kullandığını Tahmin Ediyoruz!

"Mal" kelimesini kullanmayan kaldı mı şu devirde? Herkesin farklı farklı anlamlarla kullandığı bu kelimeyi bugün eğlenceli bir Sosyorol testine konuk ediyoruz. Bakalım sen "mal" kelimesini hangi anlamda kullanıyorsun? ? Türkçe ne kadar da esnek bir dil yahu...? (More)

"Mal" kelimesini kullanmayan kaldı mı şu devirde? Herkesin farklı farklı anlamlarla kullandığı bu kelimeyi bugün eğlenceli bir Sosyorol testine konuk ediyoruz. Bakalım sen "mal" kelimesini hangi anlamda kullanıyorsun? ? Türkçe ne kadar da esnek bir dil yahu...?

Nov. 5, 2019, 12:23 p.m.