Orta çağın büyük cehaletlerinden olan, yargının ve insanlığın yerin dibine girdiği, dünyanın en cani işkencelerinin gündeme geldiği engizisyon kavramını bugün hep birlikte inceleyeceğiz. Engizisyon nedir? mahkemenin özellikleri nelerdir? sorularından başlayarak, engizisyon yargı sisteminin ceza ve işkencelerine varıncaya kadar hemen her türlü konuyu mercek altına alacağız. 

Katolik kiliselerine hizmet eden, Katolikliğe karşı gelen insanları yargılayan, Orta Çağ ve Hristiyan tarihinde çok büyük bir yer tutan cani yargı makamlarına engizisyon mahkemesi adı verilmektedir. Engizisyon hakkında bilgiler vermeye devam edelim.

Engizisyon


Yukarıda kısa tanımını yaptığımız bu sözcük Latince kökenli olup, "baskı altında soruşturma" anlamına gelmektedir. Bu kelime ınquisition ifadesinden türemiştir. Sözlük anlamına ve tanımına baktığınızda, bu kavramın dini bir mahkemeyi temsil ettiğini anlayabilirsiniz. İlk engizisyon mahkemesinin kuruluş tarihi 1203'tür ve kurucu da 9. Grogory olarak bilinmektedir. İlkel orta çağ Katolik mahkemelerinin kurucusu ve kuruluş tarihi hakkında belirsiz noktalar bulunmaktadır. (Bazıları bu konuda Emeviler'i işaret eder.)

engizisyon nedir
Engizisyon kavramı Hristiyanlık inançlarına karşı gelen diğer din mensuplarını dize getirmek, kiliseye ve Katolik görüşüne bağlı kılmak için ortaya çıkarılmıştır. Adı mahkemedir ancak Katoliklerin kilise mahkemelerinde hiçbir zaman adaletli bir sorgulama ve cezalandırma yapılmamıştır. Kuruluş amacı kimi zaman Yahudileri, kimi zaman Müslümanları, kimi zaman da Ortodoksları dinlerinden alıkoymayı hedef almıştır. Amaç Hristiyanlığı yaymaktır ve buna karşı gelenleri yok etmektir.

engizisyon mahkemesi
Engizisyon mahkemelerinin kuruluşu 1181-1185 yıllarına dayanır. İtalya'da Papazlar meclisince alınan kararla, Kiliselerin düzene girmesi ve inancın karşı konulamaz hele gelmesi için kilise mahkemelerinin kurulması uygun görülmüştür. Fransa'da Katolik kiliselerine bağlı olan ve Papa tarafından yönetilen ilk mahkeme kurulmuş ve orta çağı yerle bir edecek olan fitil ateşlenmiştir.

En Büyük Engizisyonlar


Orta Çağ Engizisyonu


Orta çağ engizisyonu olarak adlandırılan kurumlar, en acımasız mahkemelerdir. Bu mahkemelerin ilki 1203 yılında kurulmuştur. Bu mahkemelerde af yoktur ve her mahkum ölüm cezası ile yargılanmaktadır.

İspanyol Engizisyonu


1483 yılında kuruluşu gerçekleşen, en acımasız ve sapkın engizisyon mahkemesi çeşitlerinden biridir. Yahudileri ve Müslüman toplulukları hedef almıştır.

Roma Engizisyonu


1542 yılında kurulmuştur. Diğer engizisyon mahkemesi caniliklerine karşın Roma mahkemelerinde yapılan uygulamalar, nispeten daha yumuşak gibi görünmektedir. Bu mahkemeler toplumla yakınlaşmayı amaçlamıştır.

Engizisyon Mahkemeleri


mahkeme
Günümüz yargı sistemini öpüp başınıza koymanıza neden olacak bu cani sistemi anlatmaya başlıyoruz. İhbarcılık ile çalışan bir mahkeme düşünün. İhbar edilen şahsın hiçbir zaman kendisini kimin ihbar ettiğini öğrenemediği, suçunu kabul etmezse işkence edilip öldürüldüğü, kabul ederse de çürüyünceye dek zindanlara tıkıldığı lanet bir sistem!

Engizisyon mahkemelerinin genel özellikleri şunlardır:

  • Bu mahkemeler "egzisyoncu" adı verilen yöneticiler eşliğinde toplanırdı.

  • Mahkeme heyetinde alt danışma heyetleri, mübaşirler ve yazmanlar da bulunurdu.

  • Mahkemelerin Papa'dan aldıkları üstün bir yetki vardır.

  • Engizisyon mahkemelerinin kuruluş nedeni en temelde kişileri heretik (dinden sapma) olmaktan geri döndürmektir.

  • Bu mahkemelerin çalışma prensibi ihbarlara dayanır. İhbarlar yemin eşliğinde yapılır ve kesinlikle doğru kabul edilir.

  • Suçlunun ihbari geldikten sonra suçu ortaya çıktıysa ona 13 ile 30 gün arasında bir af süresi tanınırdı. Bu sürede mahkemeye gelip af dileyenler ve gereğini yapanlar en iyi ihtimalle dini eylemler ile cezalandırılırdı. (tövbe ettirmek, dini yerleri ziyaret ettirmek gibi) Suçunu kabul etmeyip özür dilemeyenler ise biraz sonra sayacağımız işkenceler ile itirafa zorlanır, ardından da öldürülürdü.

  • Mahkeme suçu kanıtlamak yerine titiz bir araştırmayla kanıtlar sunmak yerine genelde işkenceler uygulayarak itiraf almaya çalışırdı.

  • Engizisyon işkenceleri kişi suçunu itiraf edinceye kadar sürdürülür, bazı ağır suçlarda suçlu birkaç iş birlikçisini daha ele vermeden bu işkenceler bitmezdi. Bazen sırf işkencelerden kurtulmak için yanlış iş birlikçiler ortaya atılırdı.

  • Papa istediği takdirde bu mahkemeler tekrarlanabilirdi. Tekrarlanan mahkemelerin masrafları suçlu tarafından ödenirdi.

  • Mahkeme sonucu ise bir törenle açıklanıp, o zamana kadar kesinlikle gizli tutulurdu.

  • Engizisyon mahkemesinden beraat etmek imkansızdı. Her şekilde Katolik geleneklerine saygısızlık yapmaktan insanlar yargılanırdı.

  • Engizisyon mahkemesinin en hafif cezası tüm sosyal haklardan mahrum bırakılmaktır. Her mahkemede mutlaka işkenceler ve ölüm cezaları gündeme gelirdi.

  • Dava kamu davasıdır ancak işleyiş ve prosedür tamamen gizlidir.

  • Çocukların bile muhbir olabildiği mahkemede bir dönem avukatlar kabul edilmiştir. Sonradan tüm avukatlar da Katolik görüşüne ters düştükleri için yargılanmaya başlamışlardır.

  • Suçlunun suçsuz olduğunu iddia edenler ve buna ilişkin delil sunanlar da suç ortağı olarak nitelendirilirdi.

  • Engizisyon mahkemelerinin kurulu kaldığı dönem aktif olarak 350 yıldan fazladır. Çok fazla insan bu mahkemeler tarafından öldürülmüştür.

  • Bu mahkemelerde tahkik sistemi hakimdir.

  • Galileo Galilei gibi dönemin ünlü isimleri de bu mahkemelerin cani işkencelerine maruz kalmıştır.

  • Bu eski Hristiyan mahkemelerinin cani uygulamaları nedeniyle ilgili dönemlerde çok fazla göç ve toplumsal hareketlilik meydana gelmiştir.


İşkenceler ve İnfazlar


işkenceler ve infazlar
Katolik kilise mahkemelerinin işkence çeşitleri çok fazladır. Mahkumların konuşturulması ve suçlarını itiraf etmeleri için çeşitli işkence yöntemleri uygulanırdı. Engizisyon mahkemelerinin sapkınlık içeren öldürme ve idam çeşitleri de en az işkenceleri kadar mide bulandırıcıdır. Bu mahkemelerde alınabilecek ölüm cezası kararları en temelde 3 farklı gruba ayrılmaktadır. Bu temel cezalar ölmeyen insanları diri diri gömmek, ateşte yakmak ve suda boğmaktır.

Engizisyon mahkemelerinin cani işkencelerinden bazıları şunlardır:

  • İnsanları tüm kemiklerini kıran büyük çarkların içine atmak. Ardından iyileşmelerini bekleyip, bunu tekrarlamak.

  • Kazığa oturtmak ve makattan giren kazı insanın ağzından çıkana dek ağırlıklar yardımıyla kişiyi ittirmek.

  • Kırbaçlarla insanların derileri yok oluncaya dek işkenceler yapılmıştır.

  • Göz, ağız ya da çene bölgesine kalın çiviler çakılarak öldürülen insanlar da olmuştur.

  • Ayak ve bacakların çapraz olacak şekilde kesilmesi ve bireyin sakat bırakılması.

  • Bir platforma baş aşağı asılan mahkum, bacak arasından testere ile kesilmiştir.


Engizisyon Mahkemelerinin Kapatılması


engizisyon mahkemelerinin kapanışı
İnsanların yaşama sevincini yok eden, din özgürlüğünü hiçe sayan, tarihçilerin bile hayat olan bakış açısını değiştiren bu pek adaletsiz mahkemeler 17. yüzyıl sonlarına doğru Avrupa'nın birçok yerine kapatılmıştır. Engizisyon mahkemeleri ne zaman kaldırıldı? sorusunun cevabı İspanya için farklıdır. Bu mahkemelerin çöküşü İspanya'da 1808 yılında Napolyon tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte birçok kez bu mahkemelerin tekrar açılması için girişimler yapılmıştır ancak en nihayetinde bu girişimler başarısız olmuşlardır.

Feodalizm (Feodalite) Nedir? Nedenleri ve Sonuçları Nelerdir?