Orhan Veli, İstanbul Beykoz’da 13 Nisan 1914 tarihinde doğdu. Ailesinin birinci çocuğudur. Kendisi gibi yazar olan Adnan Veli Kanık ve Firuzan Yolyapan’ın ağabeyleridir. Babası Armoni Orkestrası şefi Mehmet Veli Kanık, annesi de Fatma Nigar Hanım’dır. Dördüncü sınıfa kadar İstanbul’da öğrenim gördü. 1925 yılında babasının bando şefi olmasıyla Ankara’ya taşındılar. Ankara’da Gazi İlkokulu’nu bitirdi. Ardından, yatılı olarak Ankara Erkek Lisesi’nde eğitim aldı.

Orhan Veli Keşfediliyor...


İlkokul öğretmeni Sedat Bey, Orhan Veli’nin edebiyata olan ilgisini keşfetti. Onu yazmaya teşvik etti. İlkokul çağındaki Orhan Veli, ilk öyküsü olan Çocuk Dünyası’nı ilkokul çağlarında kaleme aldı. Bu öyküsü bir dergide yayımlandı. Lise döneminde, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu ile arkadaş oldu. Üçü birden, aynı düşünce ve duyguları barındırıyorlardı. Hem yazılarını paylaşmak, hem de görüşlerini ifade edebilmek adına, Sesimiz isimli bir dergi çıkardılar. Finansörleri, Ankara Lisesi’nin kooperatifiydi. Orhan Veli Kanık, zamanla düz yazıdan şiire doğru yöneldi. İlk şiirlerini de Sesimiz Dergisi’nde yayımladı. Başarılı bu üç şairin en büyük destekçileri; Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Saim Sinanoğlu ve Halil Vedat Fıratlı sayılırdı.

orhan-veli

Orhan Veli ve Garip Akımı


Üniversite dönemine gelen Orhan Veli, İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe bölümünde okudu. Bu yıllarda, yazmak konusunda yeterince aktifti. 1936’da üniversiteyi bırakıp, İstanbul’dan Ankara’ya dönüş yaptı. Burada bir süre PTT memuru olarak çalıştı. Kısa bir süre sonra, Varlık isimli dergide şiirleri yayımlanmaya başladı. Orhan Veli artık kendi üslubunu ve biçimini tam olarak oturtmuştu. Yazdığı temalar çoğunlukla özlem, aşk ve çocukluk anılarından oluşuyordu. Şiirlerinde duygusallığı da işleyen yazar, Mehmet Ali Sel mahlasını kullanıyordu. Bu dönemlerde en büyük desteği Nahit Sırrı Örik’ten gördü. Orhan Veli iyice popüler olmaya başlamıştı. Ses, Gençlik, Demet, İnsan gibi dergilerde de yazıları yayımlandı.

Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfar Horozcu ile Garip isimli bir şiir kitabı çıkardılar. Böylece, Türk Edebiyatı’na Garipçilik akımını getirdiler. Bu akım Birinci Yeni olarak da bilinir. Halk diline uyum sağlayan, yalın, hicivler içeren, mizah barındıran eserler ürettiler. Garip şiir kitabının önsözünde Orhan Veli tarafından; hece ölçüsü ve uyağa karşı oldukları yazıyordu. Sebebi de; uyak ve hece ölçüsünün şiiri yozlaştırması, insanların beynine seslenmesiydi. Ona göre şiir, insanın beş duyusuna seslenmeliydi. Şairanelik kaldırılmalı ve şiir topluma hitap etmeliydi.

orhan-veli-hayatı

1945’te yedek subay olarak askerliğini yapan Orhan Veli, askerlik dönüşü Milli Eğitim Bakanlığı’nda tercümanlık yaptı. Hür ve Zincirli Cumhuriyet isimli gazetelerde eleştiri yazıları yazdı. Ulus Gazetesi’nde Yolcu Notları başlığıyla makaleler kaleme aldı. 1949’da sadece iki sayfalık olan Yaprak isimli kültür sanat dergisi çıkardı. Yaprak Dergisi her 15 günde bir yayımlanıyordu. 28 sayıdan sonra, finansal problemler yüzünden derginin ömrü son buldu.

İstanbul'a Dönüş...


1950 senesinde İstanbul’a taşındı. Garipçilik akımının diğer temsilcileriyle birlikte, Nazım Hikmet’in mahkumunu protesto etti. Şairin serbest bırakılması için 3 gün açlık grevine girdi.

10 Kasım 1950 tarihinde kısa süreliğine Ankara’ya gitti ve burada bir çukura düştü. Olay sonucu ayağı incindi. Daha sonra İstanbul’a dönüş yaptı. İstanbul’da aniden fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı. 14 Kasım 1950’de beyin kanaması geçirdi ve hayata veda etti. Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.

Ölümünün ardından en yakın arkadaşları, tek baskılık olan Son Yaprak dergisini yayımladı.

bir-garip-orhan-veli

 

Sabahattin Ali’den Eşine ve Kızına Mektuplar: Canım Aliye, Ruhum Filiz