English

Light mode

kültür_sanat

67 Posts

175241 Views

7 Users following

Ranked 16007th among communities

Follow

ArticleRecommended For You

Çocukluğumuzun Kitabı Şeker Portakalı ve Zezé'nin Yaşam Öyküsü

Şeker Portakalı kitabı çocukluğumuzun olmazsa olmazıdır. Zezé'nin başına gelenleri okuduktan sonra göz yaşlarımıza hakim olamadığımız bir gerçektir. Yaşamın beklenmedik değişimleri ve küçük bir çocuğun bu değişimler karşısında yaşadığı travmaları gördükçe Zezé ile biz de kahrolduk. Çocukluğumuzda bizlere de arkadaş olan Zezé'nin büyüyüp delifişek bir delikanlıya dönüştüğü kitap serisi ile karşınızdayız! Bu bir Şeker Portakalı yorum yazısı olmasının yanı sıra bilgi veren bir içerik de aynı zamanda... Hazırsanız çocukluğunuza doğru kısa bir yolculuk yapacağız. Yeniden o günlere dönüp yüreğimizde taht kurmuş olan Zezé'nin, şeker portakalıyla olan  dertleşmelerinden başlayıp, kalbini yiyen sevimli bir kurbağa ile olan dostluğundan tutun da haklarını arayan bir delikanlıya doğru evrilmesinin hikayesine yeniden bir göz atalım! Şeker Portakalı Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Yazar José Mauro De Vasconcelos'un baş yapıtı olan kitap, bizlere Zezé'nin fakirlik ve acı dolu yaşam öyküsünü konu edinir. 5 yaşında olan Zezé'nin babası işsizdir, gelecekten umutsuzdur. Hayal gücü ve zekası çok güçlü olan Zezé, okumayı sever. Küçük yaşta okumayı öğrenmiş olması sebebiyle ona şeytan lakabı takılmıştır. Birgün babası ondan bir şeker portakalı fidanı seçmesini ister. Seçtiği fidan ile arkadaşlık kuran Zezé, bu fidanla dertleşir, konuşur, maceralarını anlatır. Fidan da onunla konuşur, nasihatlerde bulunur. Zezé yaramaz bir çocuktur ama çok iyi niyetlidir. Çevrede "Portekizli" olarak  bilinen adamın  arabasına asılarak gezmenin hayalini kurar. Bir gün bunu dener fakat Portekizli onu feci halde döver. Kinlenen Zezé büyüyünce onu öldürmek ister. Ama Portekizli kötü biri değildir. Zezé'nin kendini yaraladığı bir gün Portekizli ona yardım yardım eder. Sıkı dost olurlar. Öyle ki zamanla onu babası gibi görmeye başlar. Zezé zaman zaman sıklaşan yaramazlıkları yüzünden ailesinden dayak yediği için trenin önüne atlayıp intihar etmek ister. Bunu yapacağı sıralarda bir trenin Portekizli'nin arabasına çarptığını ve Portekizlinin öldüğünü öğrenir. Hayatta en çok sevdiği kişiyi kaybetmiş olan  Zezé ağlamaktan bitap düşer. Yaşayan bir ölü gibidir adeta. Zezé ailesiyle dertleşemediği için acılarını hep şeker portakalına anlatır. Fakat onun da kesilmesine az bir zaman kalmıştır. Zezé hayatına devam etmek zorundadır. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Güneşi Uyandıralım Kahramanımız Zezé büyümüş, 11 yaşına gelmiştir. Ailesi Zezé'nin iyi bir eğitim görmesini ister ve onu zengin bir aileye evlatlık olarak verir. Sırdaşı olan şeker portakalı artık yoktur. Bunun yanına bir de ailesinden koparılması eklenince tümüyle yalnız hisseder. Yeni ailesinden de beklediği sıcak ortamı bulamayan Zezé kendisine dost olarak evin aşçısı Dadada'yı seçer. Şeker portakalından boşalan yeri ise yüreğine yerleşmiş olan "Adam" adını verdiği kurbağa almıştır. Tüm dertlerini ve sırlarını Adam'a anlatır. Ergenlik döneminde olduğu için sinirli ve huysuzdur. Şeker Portakalı yorum yazımız devam ediyor... Çektiği bu ergenlik acılarına , yalnızlıklara bir de aşk acısı eklenir. Zezé sırılsıklam aşıktır. Şeker Portakalı Yorum Yazımızın Son Kitabı: Delifişek Zezé büyümüş delikanlı olmuştur.  Artık bir yetişkindir. Sorunlarıyla yalnız başa çıkmaktadır. Çünkü artık dertleşebileceği ne şeker portakalı ne de kalbinde yaşayan kurbağası vardır. 18 yaşına gelen Zezé'nin aklı hep yüzmek ve kızlardadır. Geleceğini düşünür ama ne yapacağına bir türlü karar veremez. Okulu bırakıp bir gemide çalışmaya karar verir. Ama her şey o kadar kötüleşir ki ölmeye karar verir. Kıyıdan yüzmeye başlar. Yüzebildiği kadar yüzer fakat bir tekne onu fark eder ve ölmeyi bile beceremiyorum diyerek, kıyıya geri döner. Eve döndüğünde ise kimse nasıl olduğunu sormaz. Neler olduğunu bilmez. Günler geçer Zezé 20  yaşına gelir ve kızlara kur yapmaktan başka bir şey düşünmez olur. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Zezé'nin en yakın arkadaşı olan Tarcisio, küçükken Zezée'ye hayranlık duyan, çirkin kız Slyvia'nın geri döndüğünü ve hayli güzelleştiğinin haberini verir. Zezé hemen Slyvia'yı görmeye gider. Slyvia ilk başta eskiden onu hor gören Zezé'ye karşı ters davranır. Ama zaman geçtikçe birbirlerini çok severler. Sevgili olurlar. Her şeyin iyi gittiği sırada, Zezé babasının hastalığını öğrenir. Babasının 3 ay içinde ameliyat olması gerekir. Zira sağlığı günden güne kötüye gider. Zezé çok üzülse de elinden bir şey gelmez. Kendince tanrıyla, eğer babası iyileşirse bir daha yüzmeyeceğine dair anlaşır. Oysa büyük bir yüzme yarışı vardır. Şeker Portakalı yorum yazımız bu detaylarla da bitmiyor, devam edelim. Ameliyat günü gelip çatar. Ameliyat başarılı olmuş, babası iyileşmiştir. Herkes mutludur. Ama Zezé tanrıya verdiği sözü tutmak adına yüzmeyi bırakır. Büyük yarışa katılamayacaktır. Herkes onun kaybetmekten korktuğunu düşünse de durum bambaşkadır. Ameliyattan sonra babası Zezé'ye hiç davranmadığı kadar iyi davranmaya başlar. Bu durum Zezé'yi çok mutlu eder ve babası ne isterse yapmaya başlar. Babası bir gün ondan Slyvia ile ayrılmasını ister. Zezé içi kan ağlasa da bu isteği yerine getirir. Slyvia anlayış göstermiştir bu karar karşısında. Fakat bir süre sonra dayanamazlar ve bir araya gelirler. Zezé bu ayrı kaldıkları süreçte üzüntüden perişan olmuştur. Yaşadıkları yerde Zezé ve Slyvia hakkında çıkan dedikodular yüzünden kaçmak isterler. Zezé yine bir gemide iş bulup para biriktirecektir ve Slyvia'yı dalıp kaçacaktır. Kader Zezé'yi uzak diyarlara gitmeye zorlamıştır. Şeker Portakalı yorum yapılabilecek en güzel kitaplardandır. Konumuzun sonuna gelmiş bulunuyoruz! Yalnızca Kitap Kurtlarının Sergilediği 7 Davranış (More)

Şeker Portakalı kitabı çocukluğumuzun olmazsa olmazıdır. Zezé'nin başına gelenleri okuduktan sonra göz yaşlarımıza hakim olamadığımız bir gerçektir. Yaşamın beklenmedik değişimleri ve küçük bir çocuğun bu değişimler karşısında yaşadığı travmaları gördükçe Zezé ile biz de kahrolduk. Çocukluğumuzda bizlere de arkadaş olan Zezé'nin büyüyüp delifişek bir delikanlıya dönüştüğü kitap serisi ile karşınızdayız! Bu bir Şeker Portakalı yorum yazısı olmasının yanı sıra bilgi veren bir içerik de aynı zamanda... Hazırsanız çocukluğunuza doğru kısa bir yolculuk yapacağız. Yeniden o günlere dönüp yüreğimizde taht kurmuş olan Zezé'nin, şeker portakalıyla olan  dertleşmelerinden başlayıp, kalbini yiyen sevimli bir kurbağa ile olan dostluğundan tutun da haklarını arayan bir delikanlıya doğru evrilmesinin hikayesine yeniden bir göz atalım!

Şeker Portakalı

şeker portakalı yorum Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Yazar José Mauro De Vasconcelos'un baş yapıtı olan kitap, bizlere Zezé'nin fakirlik ve acı dolu yaşam öyküsünü konu edinir. 5 yaşında olan Zezé'nin babası işsizdir, gelecekten umutsuzdur. Hayal gücü ve zekası çok güçlü olan Zezé, okumayı sever. Küçük yaşta okumayı öğrenmiş olması sebebiyle ona şeytan lakabı takılmıştır. Birgün babası ondan bir şeker portakalı fidanı seçmesini ister. Seçtiği fidan ile arkadaşlık kuran Zezé, bu fidanla dertleşir, konuşur, maceralarını anlatır. Fidan da onunla konuşur, nasihatlerde bulunur. Zezé yaramaz bir çocuktur ama çok iyi niyetlidir. Çevrede "Portekizli" olarak  bilinen adamın  arabasına asılarak gezmenin hayalini kurar. Bir gün bunu dener fakat Portekizli onu feci halde döver. Kinlenen Zezé büyüyünce onu öldürmek ister. Ama Portekizli kötü biri değildir. Zezé'nin kendini yaraladığı bir gün Portekizli ona yardım yardım eder. Sıkı dost olurlar. Öyle ki zamanla onu babası gibi görmeye başlar. Zezé zaman zaman sıklaşan yaramazlıkları yüzünden ailesinden dayak yediği için trenin önüne atlayıp intihar etmek ister. Bunu yapacağı sıralarda bir trenin Portekizli'nin arabasına çarptığını ve Portekizlinin öldüğünü öğrenir. Hayatta en çok sevdiği kişiyi kaybetmiş olan  Zezé ağlamaktan bitap düşer. Yaşayan bir ölü gibidir adeta. Zezé ailesiyle dertleşemediği için acılarını hep şeker portakalına anlatır. Fakat onun da kesilmesine az bir zaman kalmıştır. Zezé hayatına devam etmek zorundadır. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz...

Güneşi Uyandıralım

güneşi uyandıralım Kahramanımız Zezé büyümüş, 11 yaşına gelmiştir. Ailesi Zezé'nin iyi bir eğitim görmesini ister ve onu zengin bir aileye evlatlık olarak verir. Sırdaşı olan şeker portakalı artık yoktur. Bunun yanına bir de ailesinden koparılması eklenince tümüyle yalnız hisseder. Yeni ailesinden de beklediği sıcak ortamı bulamayan Zezé kendisine dost olarak evin aşçısı Dadada'yı seçer. Şeker portakalından boşalan yeri ise yüreğine yerleşmiş olan "Adam" adını verdiği kurbağa almıştır. Tüm dertlerini ve sırlarını Adam'a anlatır. Ergenlik döneminde olduğu için sinirli ve huysuzdur. Şeker Portakalı yorum yazımız devam ediyor... Çektiği bu ergenlik acılarına , yalnızlıklara bir de aşk acısı eklenir. Zezé sırılsıklam aşıktır.

Şeker Portakalı Yorum Yazımızın Son Kitabı: Delifişek

şeker portakalı yorum Zezé büyümüş delikanlı olmuştur.  Artık bir yetişkindir. Sorunlarıyla yalnız başa çıkmaktadır. Çünkü artık dertleşebileceği ne şeker portakalı ne de kalbinde yaşayan kurbağası vardır. 18 yaşına gelen Zezé'nin aklı hep yüzmek ve kızlardadır. Geleceğini düşünür ama ne yapacağına bir türlü karar veremez. Okulu bırakıp bir gemide çalışmaya karar verir. Ama her şey o kadar kötüleşir ki ölmeye karar verir. Kıyıdan yüzmeye başlar. Yüzebildiği kadar yüzer fakat bir tekne onu fark eder ve ölmeyi bile beceremiyorum diyerek, kıyıya geri döner. Eve döndüğünde ise kimse nasıl olduğunu sormaz. Neler olduğunu bilmez. Günler geçer Zezé 20  yaşına gelir ve kızlara kur yapmaktan başka bir şey düşünmez olur. Şeker Portakalı yorum yazımıza detaylarla devam ediyoruz... Zezé'nin en yakın arkadaşı olan Tarcisio, küçükken Zezée'ye hayranlık duyan, çirkin kız Slyvia'nın geri döndüğünü ve hayli güzelleştiğinin haberini verir. Zezé hemen Slyvia'yı görmeye gider. Slyvia ilk başta eskiden onu hor gören Zezé'ye karşı ters davranır. Ama zaman geçtikçe birbirlerini çok severler. Sevgili olurlar. Her şeyin iyi gittiği sırada, Zezé babasının hastalığını öğrenir. Babasının 3 ay içinde ameliyat olması gerekir. Zira sağlığı günden güne kötüye gider. Zezé çok üzülse de elinden bir şey gelmez. Kendince tanrıyla, eğer babası iyileşirse bir daha yüzmeyeceğine dair anlaşır. Oysa büyük bir yüzme yarışı vardır. Şeker Portakalı yorum yazımız bu detaylarla da bitmiyor, devam edelim. Ameliyat günü gelip çatar. Ameliyat başarılı olmuş, babası iyileşmiştir. Herkes mutludur. Ama Zezé tanrıya verdiği sözü tutmak adına yüzmeyi bırakır. Büyük yarışa katılamayacaktır. Herkes onun kaybetmekten korktuğunu düşünse de durum bambaşkadır. Ameliyattan sonra babası Zezé'ye hiç davranmadığı kadar iyi davranmaya başlar. Bu durum Zezé'yi çok mutlu eder ve babası ne isterse yapmaya başlar. Babası bir gün ondan Slyvia ile ayrılmasını ister. Zezé içi kan ağlasa da bu isteği yerine getirir. Slyvia anlayış göstermiştir bu karar karşısında. Fakat bir süre sonra dayanamazlar ve bir araya gelirler. Zezé bu ayrı kaldıkları süreçte üzüntüden perişan olmuştur. Yaşadıkları yerde Zezé ve Slyvia hakkında çıkan dedikodular yüzünden kaçmak isterler. Zezé yine bir gemide iş bulup para biriktirecektir ve Slyvia'yı dalıp kaçacaktır. Kader Zezé'yi uzak diyarlara gitmeye zorlamıştır. Şeker Portakalı yorum yapılabilecek en güzel kitaplardandır. Konumuzun sonuna gelmiş bulunuyoruz!

Yalnızca Kitap Kurtlarının Sergilediği 7 Davranış

March 21, 2020, 3:05 p.m.

ArticleRecommended For You

Sadece Gerçek Star Wars Severlerin Bildiği 10 Bilgi

+8

+8

+8

+8

+8

+8

+8

Bugünkü yazımızın konusu tüm zamanların en sevilen filmlerinden biri olan Star Wars ile alakalı oluyor. Star Wars karakterleri her daim herkesin ilgisini çekiyor. Bugün bu yazıda birçok karakter hakkında az bilinen bilgiler sunacağız. Star Wars hakkında bilgiler öğrenmek istiyorsanız yazımızı okumaya devam edin! Star Wars imdb puanı ile de karşımıza hep en yükseklerde çıkmış olan bir film. Sadece gerçek Star Wars severlerin bildiği 10 bilgi ile karşınızdayız! Ben bilmiyorum demek yok artık, bunları öğrenmek lazım. Bilenler bilmeyenlere anlatsın mı? Bizce anlatsın. Haydi başlıyoruz! 1. Gelecekten Geçmişe Bir Tebessüm Obi-Wan Kenobi, Usta Yoda ve Anakin Skywalker 1983 yapımı olan Jedi'nin Dönüşü (Return of the Jedi) filminin son sahnesinde hep beraber tebessüm ederken görülüyor. Fakat bu sahnede şu ilgi çekiyordu; Hayden Christensen yani Anakin rolündeki oyuncunun bu sahnede görünüyor olması çok saçmaydı çünkü kendisi o senelerde küçücük bir çocuktu hatta belki de doğmamıştı. Meğer bu sahneye sonradan, yıllar sonra eklenmiş. Bu açıklamadan sonra içimiz rahat etmiş oldu! Star Wars imdb puanı ile de tüm zamanların en iyi bilim kurgu filmleri arasında yer almaya devam ediyor. 2. Dikkatlerden Asla Kaçmayan Parmak Detayı Filmin geçmişi anlatan üçlemesinde Usta Yoda'nın dört parmağı olduğunu görüyoruz fakat ilk üçlemede Usta Yoda 3 parmaklı olarak karşımıza çıkmıştı. 3. Yansımalar Başınıza Dert Açabilir Bildiğiniz üzere Star Wars karakterleri arasında en çok hayran kitlesine sahip olan karakterlerden birisi de Darth Vader karakteri oluyor. Kaskı yansıtıcı özellik taşıyan Darth Vader karakteri, çekimler esnasında zorluklara neden oldu. Sette çalışan kişilerin yansımaları kaskın üzerinden tamamen net bir biçimde görülmekteydi. Bu duruma çözüm olması amacıyla tavana sayısız florasan yerleştirildi ve durum ortadan kaldırılmış oldu. Star Wars imdb puanı ile bu puanı ne kadar hak ettiğini de yoğun çabaları ile belli ediyor. 4. Anlamsız Sözcükler de Karakter İsmi Olabilir Star Wars filmlerindeki birçok karakterin adını George Lucas, küçük çocukların kendi aralarındaki konuşmalarında uydurdukları kelimelerden esinlenerek koymuş. Jar Jar Binks de bu isimlerden biri olmaktadır. 5. Jabba the Hutt Herkesi Bir Hayli Yormuş Jabba the Hutt birçoğumuzun sevdiği bir Star Wars karakteri oldu. Bu karakteri hareket ettirebilmek amacıyla tam 10 kukla sanatçısının aynı anda çalıştığını biliyor muydunuz? 6. Kötü Kazalar da Yaşandı Usta aktör Mark Hamill, Luke Skywalker karakterine hayat veriyordu. Bir gün çekimler esnasında bir trafik kazası geçirdi ve yüzü zarar gördü. Bu sebeple de çekimler sekteye uğradı. Mark Hamill'ın burnu kırılmıştı. Bunun yanı sıra yüzü ancak ameliyat ile eski haline gelebildi. Star Wars imdb puanının yüksek olmasına şaşırmıyoruz, baksanıza neler yaşanmış neler! 7. Işın Kılıçları ve Fiyuvvvv Sesleri! Ewan McGregor ve Hayden Christensen dövüştükleri her sahnede fiyuvvvv şeklinde ışın kılıcını seslendiriyorlarmış. Fakat elbette bu fiyuvv sesleri kurguda kesiliyor. 8. Tesadüfler Her Zaman Vardır Usta yönetmen Stanley Kubrick'in 2001: A Space Odyssey adlı filmini çeken prodüksiyon ekibi ile Star Wars'un prodüksiyonunu yapan ekip temizlik görevlisinden kameramanına kadar aynı olmaktadır. Star Wars imdb puanı ile en üstlerde yer alıyor. 9. Bir Darth Vader, Üç Aktör Darth Vader karakterinin yüzü için başka, sesi için başka, vücudu için başka profesyonellerden yardım alındı. Darth Vader'ın yüzü Sebastian Shaw oldu. Sesi James Earl Jones, vücudu ise David Prowse olmuştur. 10. Uzun Boylu Olmak Başa Bela Olabilir Liam Neeson 2 metre 1 santimetre boyundadır. Film içerisinde bulunmakta olan bütün kapılar Liam Neeson'ın geçebilmesi adına yeniden yapılmıştır. Bunun maliyetinin ise 150 bin dolar kadar olduğu söyleniyor. Star Wars hakkında bilgiler temalı konumuzun sonuna geldik. Diğer yazılarımızda görüşmek üzere, hoşça kalın! Yeni Star Wars Oyunu İçin Tarih Verildi! (More)

Bugünkü yazımızın konusu tüm zamanların en sevilen filmlerinden biri olan Star Wars ile alakalı oluyor. Star Wars karakterleri her daim herkesin ilgisini çekiyor. Bugün bu yazıda birçok karakter hakkında az bilinen bilgiler sunacağız. Star Wars hakkında bilgiler öğrenmek istiyorsanız yazımızı okumaya devam edin! Star Wars imdb puanı ile de karşımıza hep en yükseklerde çıkmış olan bir film. Sadece gerçek Star Wars severlerin bildiği 10 bilgi ile karşınızdayız! Ben bilmiyorum demek yok artık, bunları öğrenmek lazım. Bilenler bilmeyenlere anlatsın mı? Bizce anlatsın. Haydi başlıyoruz!

1. Gelecekten Geçmişe Bir Tebessüm

star wars Obi-Wan Kenobi, Usta Yoda ve Anakin Skywalker 1983 yapımı olan Jedi'nin Dönüşü (Return of the Jedi) filminin son sahnesinde hep beraber tebessüm ederken görülüyor. Fakat bu sahnede şu ilgi çekiyordu; Hayden Christensen yani Anakin rolündeki oyuncunun bu sahnede görünüyor olması çok saçmaydı çünkü kendisi o senelerde küçücük bir çocuktu hatta belki de doğmamıştı. Meğer bu sahneye sonradan, yıllar sonra eklenmiş. Bu açıklamadan sonra içimiz rahat etmiş oldu! Star Wars imdb puanı ile de tüm zamanların en iyi bilim kurgu filmleri arasında yer almaya devam ediyor.

2. Dikkatlerden Asla Kaçmayan Parmak Detayı

star Filmin geçmişi anlatan üçlemesinde Usta Yoda'nın dört parmağı olduğunu görüyoruz fakat ilk üçlemede Usta Yoda 3 parmaklı olarak karşımıza çıkmıştı.

3. Yansımalar Başınıza Dert Açabilir

star Bildiğiniz üzere Star Wars karakterleri arasında en çok hayran kitlesine sahip olan karakterlerden birisi de Darth Vader karakteri oluyor. Kaskı yansıtıcı özellik taşıyan Darth Vader karakteri, çekimler esnasında zorluklara neden oldu. Sette çalışan kişilerin yansımaları kaskın üzerinden tamamen net bir biçimde görülmekteydi. Bu duruma çözüm olması amacıyla tavana sayısız florasan yerleştirildi ve durum ortadan kaldırılmış oldu. Star Wars imdb puanı ile bu puanı ne kadar hak ettiğini de yoğun çabaları ile belli ediyor.

4. Anlamsız Sözcükler de Karakter İsmi Olabilir

star wars Star Wars filmlerindeki birçok karakterin adını George Lucas, küçük çocukların kendi aralarındaki konuşmalarında uydurdukları kelimelerden esinlenerek koymuş. Jar Jar Binks de bu isimlerden biri olmaktadır.

5. Jabba the Hutt Herkesi Bir Hayli Yormuş

star Jabba the Hutt birçoğumuzun sevdiği bir Star Wars karakteri oldu. Bu karakteri hareket ettirebilmek amacıyla tam 10 kukla sanatçısının aynı anda çalıştığını biliyor muydunuz?

6. Kötü Kazalar da Yaşandı

star wars Usta aktör Mark Hamill, Luke Skywalker karakterine hayat veriyordu. Bir gün çekimler esnasında bir trafik kazası geçirdi ve yüzü zarar gördü. Bu sebeple de çekimler sekteye uğradı. Mark Hamill'ın burnu kırılmıştı. Bunun yanı sıra yüzü ancak ameliyat ile eski haline gelebildi. Star Wars imdb puanının yüksek olmasına şaşırmıyoruz, baksanıza neler yaşanmış neler!

7. Işın Kılıçları ve Fiyuvvvv Sesleri!

star wars Ewan McGregor ve Hayden Christensen dövüştükleri her sahnede fiyuvvvv şeklinde ışın kılıcını seslendiriyorlarmış. Fakat elbette bu fiyuvv sesleri kurguda kesiliyor.

8. Tesadüfler Her Zaman Vardır

star wars Usta yönetmen Stanley Kubrick'in 2001: A Space Odyssey adlı filmini çeken prodüksiyon ekibi ile Star Wars'un prodüksiyonunu yapan ekip temizlik görevlisinden kameramanına kadar aynı olmaktadır. Star Wars imdb puanı ile en üstlerde yer alıyor.

9. Bir Darth Vader, Üç Aktör

darth Darth Vader karakterinin yüzü için başka, sesi için başka, vücudu için başka profesyonellerden yardım alındı. Darth Vader'ın yüzü Sebastian Shaw oldu. Sesi James Earl Jones, vücudu ise David Prowse olmuştur.

10. Uzun Boylu Olmak Başa Bela Olabilir

star wars Liam Neeson 2 metre 1 santimetre boyundadır. Film içerisinde bulunmakta olan bütün kapılar Liam Neeson'ın geçebilmesi adına yeniden yapılmıştır. Bunun maliyetinin ise 150 bin dolar kadar olduğu söyleniyor. Star Wars hakkında bilgiler temalı konumuzun sonuna geldik. Diğer yazılarımızda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Yeni Star Wars Oyunu İçin Tarih Verildi!

Jan. 24, 2020, 6 p.m.

ArticleRecommended For You

Minyatür Sanatı Nedir? Özellikleri Nelerdir?

+11

+11

+11

+11

+11

+11

+11

+11

+11

+11

Küçücük alanlara işlenen incecik resimlerin karşılığı olan minyatür sanatı, bizler tarafından Osmanlı'nın varlığıyla tanınmaktadır. Biz her ne kadar bu sanatı kendi tarihimizle ilişkilendirsek de, minyatür tarihçesi ile çok eski dönemlere dokunan bir sanat dalıdır. Minyatür ne demektir? Minyatürün özellikleri ve çeşitleri nelerdir? ve daha fazla soruya cevap bulabileceğiniz içeriğimiz başlıyor!  Işıklandırma ve gölgelendirme kaygısı güdülmeden, ana hatlarıyla şekillendirilen, renkli ve çok küçük el çizimi resimlere "minyatür" adı verilir. Osmanlıda bu sanatın sanatçısına verilen isim ise bir dönem "Nakkaş" olarak kullanıldı. Yine bir farklı dönemde de bu sanatı yapan kişiye musavvir adı verilmiştir. Minyatür Sanatı Ne Demek? Minyatürün tanımı en kısa şekilde "küçük resim yapma sanatı" olarak açıklanabilir. Minyatür kelimesinin sözlük anlamı ve kökeni çok yakından ilişkilidir. Eski çağlarda bu sanatı yapanların sıkça kullandığı kırmızı oksit boyasının adı Latince kaynaklarında "Minium" olarak geçmektedir. Bu sanatın kelime kökeni bu kelimeden gelmektedir. Bazıları bu sanata "kitap resmi" adını da vermektedir. Bu sanat en temelde süs sanatı olarak başlamıştır. Dünyanın farklı coğrafyalarında yazılan kitapların ilk harflerinde ve sayfa aralarında yapılan süslemeler, yavaşça şekillenmiş ve daha da küçülerek minyatür sanatının temellerini oluşturmuştur. Bu sanat zamanla yaygınlaşmıştır. Görsel sanatlar arasında çok kıymetli bir yere sahip olan minyatür sanatı, sadece kitaplara uygulanmamıştır. Minyatür sanatının çok önceleri farklı yüzeylere de uygulandığı gözlemlenmiştir. Minyatürcülük kağıt gibi yumuşak zeminlere yapıldığı gibi fildişi gibi sert ve oymacılık usulüyle çizilen yüzeylere de uygulanmıştır. Farklı denemelerle oluşan minyatür çizim örnekleri sayıca çok fazladır. Bu sanatın icrası için genellikle sulu boya türevleri tercih edilmiştir. Buna ek olarak boyanın tutuculuğu ve kalitesi için de zaman zaman toz formundaki resim zemin kaplamaları çizim alanına uygulanmıştır. Çok ince detayları çizebilmek ve gerekli olduğu zaman düzeltmeler yapabilmek için bu sanatı yapanlar yavru kedilerin tüylerinden ürettikleri özel kalemleri kullanmışlardır. (Samur tüyü de olabilir.) Çizim esnasında bazı minyatürler kök boya ile yapılmıştır. Bu çok zorlu ve emek isteyen bir boyama çeşididir. Minyatür Nerelerde Kullanıldı? Kitaplar bu sanatın en çok kullanıldığı alanlardır. Minyatür çeşitleri gereğince bu sanat yine farklı yerlerde de kullanılmıştır. Hastalık, acı, aşk, bilim, kainat ve hiciv gibi imgeler özellikle Türk minyatürlerinde çokça işlenen konulardandır. Minyatür Sanatının Tarihçesi Dünyadaki ilk minyatürün M.Ö 2. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Daha sonra minyatür sanatının tarihi üzerinde birçok farklı milletin etkisi olmuştur. Yunanlar, Bizanslılar ve Romalılar bunların en önde çıkanlarıdır. Minyatürün tarihi evreleri arasında tekrar canlanmasına ve dünyaya tanıtılmasına vesile olan millet ise Türklerdir. Osmanlı minyatürleri bir dönemin büyük sanat değerleri olarak kabul edilmiştir. Avrupalı batı kaynaklarına göre batılı ülkelerde minyatür sanatı 8. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Minyatürcülük sanatının gelişimi 12. yüzyıla kadar farklı çabalarla sürdürülmüş, bu dönemde minyatürlerin çizim kuralları hakkında ciddi değişimler yaşanmıştır. Dini ve ilgili yazılı içerikle birebir alakalı çizimlerin yapılması zorunlu kılınmıştır. Minyatürün tarihi hakkında söyleyebileceklerimiz arasında 17. yüzyıl döneminin etkileri de bulunuyor. Bu dönemde minyatürün çizildiği kağıt ve zeminlerde değişim olmuş, insanlar fildişi zeminlere ağırlık vermiştir. Görsel sanatların alt dallarından olan minyatürün gelişimi açısından önemsiz gibi görünen ancak sanat tarihi bakımından kıymetli bir detaydır. Minyatürün batılı kaynaklardaki gelişimi Türk toplumlarındaki gelişimle paralel olarak ilerlemiştir. Selçuklular bu sanata çok büyük yatırımlar yapmışlardır. Minyatürcülük denince akla gelen devletlerden biri olan Selçuklular, gelecek nesiller için de güzel eserler bırakmışlardır. Kuvvetli İran ilişkileri nedeniyle Türk minyatürleri İran kalemlerine de yansımıştır ve bir dönem boyunca İranlılar tarafından geliştirilmiştir. Osmanlı minyatür sanatı tarihi açısından çok önemli değişimlere imza atmış bir devlettir. Osmanlı minyatürleri halen eğitim metodu olarak çeşitli kaynaklarda kullanılmaktadır. Osmanlı minyatürleri 19. yüzyıla kadar geleneksel olarak sürdürülmüş bir sanat dalı olarak direnmiştir. Osmanlı'da Nakkaşbaşı makamının oluşmasına neden olabilecek kadar kıymetli bir devlet sanatıdır. Bundan sonra yüksek zümrenin ilgilendiği, ince bir hobi olarak sanatsal varlığını korumaya devam etmiştir. Not: Osmanlı minyatürleri olarak bilinen minik çizimler eski Osmanlı çağında nakış ve tasvir kelimeleriyle açıklanıyordu. Minyatür kelimesi pek yaygın değildi. Minyatürün özellikleri batı ile neredeyse aynıydı, (doğu minyatürünün farklılıkları da vardı.) ancak Osmanlı'daki adı farklıydı. Günümüzde Minyatürcülük Ne Durumda? 21. yüzyılda minyatürcülük ölmüş diyemeyiz ancak unutulmaya yüz tutmuştur diyebiliriz. Minyatür çizerken kullanılan malzemeler zor bulunduğu ve sanat genç nesillerce tanınmadığı için günümüzde minyatürcülük ne yazık ki gerileyen bir süreç izlemektedir. Minyatüre başlamak isterseniz bu sanatın anlatıldığı kitapları ve ansiklopedileri tespit ederek bu yolculuğa başlayabilirsiniz. Minyatürler çizmek için kullanılan eşyalar ise ülkemizde bazı satıcılar tarafından satılmaktadır. Tezhip ve minyatür malzemeleri adı altında satış yapan kurumları tercih edebilirsiniz. Minyatür Sanatının Özellikleri Minyatür sanatının özellikleri nelerdir? sorusunun cevabı madde madde şu şekildedir: Türk Minyatürü, Batı minyatürü ve doğu minyatürü gibi etnik gruplara ayrılabilir. Göze hitap ettiği kadar düşünceye de hitap eden bir sanattır. Düşünce gücü önemlidir. Minyatürün ilk çıkışı Mısırlılara dayandırılsa da henüz tarih bilimi bu konuyu aydınlatamadı. Minyatürcülük ayrıntıcılık sanatıdır ancak bu ayrıntıların işlenmesinde realizme önem verilmez. Soyut çizimler yapılabilir ve çizim kenarlarına işlemeler çizilebilir. Durumlar resmedilebilir. Minyatüre bakılarak sanatçının hakkında en temel bilgiler edinilebilir. Aynı şekilde eski çağlarda çizilmiş bir minyatür bizlere o dönemle alakalı bilgiler vermektedir. Tarih biliminin en önemli veri kaynaklarından bir tanesidir. Ünlü Minyatür Sanatçıları ve En Önemli Eserleri İran ve çeşitli Avrupa ülkelerinde de çok kıymetli minyatür sanatçıları bulunmaktadır. Bu başlık altında sizlere sadece Türk sanatçıları sunuyoruz. Modern minyatür sanatçılarına ulaşmak için sosyal medyada ufak bir arama yapmanız yeterlidir. Levni (Abdülcelil Çelebi) II. Mustafa ve III. Ahmet dönemlerinin en kıymetli minyatür sanatçısıdır. Osmanlı minyatürüne çok büyük incelikler kazandırmıştır. Birçok farklı eseriyle, birçok farklı kaynakta yer almaktadır. Asıl mesleği portre ressamlığıdır. Refail I. Abdülhamid dönemine kadar çizimleriyle gelen ünlü bir sanatçıdır. Minyatür sanatçıları arasında ilklere imza atan isimlerden bir tanesidir. Çizdiği minyatürleri sonraki zamanlarda daha büyük zeminlere yansıtıyor olması onu bu sanat dalında ayrıcalıklı kılmıştır. Nakkaş Sinan Bey Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış, cihan hükümdarının çizimleriyle tanınmış, dönem devleti tarafından yurt dışına eğitime gönderilmiştir. Çıktığı yurt dışı gezisinde batılı minyatürlerden kalemine birkaç motif kazandırmıştır ve batı doğu sentezli ilk Osmanlı minyatürlerini (nakışlarını) işlemiştir. Minyatür Çizimi Nasıl Yapılır? Bu çizimi yapmak zaman alan bir uğraştır. Çok fazla emek vermenizi gerektiren, hızlı bir şekilde hazırlanmayan, ince bir işçiliktir. Minyatürlerin çizim aşamaları şu şekilde sıralanabilir. Pamuk dokulu kağıt alınır ve sert bir zemine yerleştirilir. Ardından gerekli düzeltmeler ve kaba tabirle zımpara temasları yapılır. Çizim yüzeyi düzeltilir. Çok ince uçlu çizim kalemleriyle yapılacak olan minyatürün ana hatları belirlenir. Varsa hatalar düzeltilir ve boyasız haliyle çizim ortaya çıkarılır. Tercihe göre sınır hatları belirlenip boyamaya geçilir ya da boyama bitirildikten sonra sınırlar işaretlenir. En sonunda çinileme yapılarak çizimin kenar hatları ortaya çıkarılır. (Günümüz karikatür sanatında da çinileme yapılmaktadır ve çini mürekkebi kullanılmaktadır.) Minyatür sanatının yapılışı ve uygulama aşamaları en basit haliyle bu şekildedir. Minyatürlerin çizim süreleri ayları hatta yılları bile bulabilmektedir. Bu süre sanatçının yorumuna ve çizim kabiliyetine bağlıdır. Minyatür Sanatının Çeşitleri Nelerdir? Minyatür nedir? sorusuna cevap verdiğimiz içeriğimizde son olarak minyatürün çeşitleri konusunu işliyoruz. Bu sanatın türleri ders kitaplarında bizlere sunulduğu kadarıyla bilinmektedir. Minyatürün alt dalları basitçe şu şekilde sıralanabilir: Oyma resimcilik Duvara nakış işleme Ebru Duvar resimciliği Nakış işleme Minyatür sanatı hakkında bilgi verdiğimiz yazımızın burada sonuna geliyoruz. En eski Osmanlı ve dünya geleneklerinden olan bu sanata sahip çıkmak, biz gençlerin görevi. Gerekli duyarlılığı göstermeniz temennisiyle, bol sanatlı günler sizlerle olsun!  Ebru Sanatı Nedir? Nasıl Yapılır? (More)

Küçücük alanlara işlenen incecik resimlerin karşılığı olan minyatür sanatı, bizler tarafından Osmanlı'nın varlığıyla tanınmaktadır. Biz her ne kadar bu sanatı kendi tarihimizle ilişkilendirsek de, minyatür tarihçesi ile çok eski dönemlere dokunan bir sanat dalıdır. Minyatür ne demektir? Minyatürün özellikleri ve çeşitleri nelerdir? ve daha fazla soruya cevap bulabileceğiniz içeriğimiz başlıyor!  Işıklandırma ve gölgelendirme kaygısı güdülmeden, ana hatlarıyla şekillendirilen, renkli ve çok küçük el çizimi resimlere "minyatür" adı verilir. Osmanlıda bu sanatın sanatçısına verilen isim ise bir dönem "Nakkaş" olarak kullanıldı. Yine bir farklı dönemde de bu sanatı yapan kişiye musavvir adı verilmiştir.

Minyatür Sanatı Ne Demek?

Minyatürün tanımı en kısa şekilde "küçük resim yapma sanatı" olarak açıklanabilir. Minyatür kelimesinin sözlük anlamı ve kökeni çok yakından ilişkilidir. Eski çağlarda bu sanatı yapanların sıkça kullandığı kırmızı oksit boyasının adı Latince kaynaklarında "Minium" olarak geçmektedir. Bu sanatın kelime kökeni bu kelimeden gelmektedir. Bazıları bu sanata "kitap resmi" adını da vermektedir. minyatür kelimesinin anlamı Bu sanat en temelde süs sanatı olarak başlamıştır. Dünyanın farklı coğrafyalarında yazılan kitapların ilk harflerinde ve sayfa aralarında yapılan süslemeler, yavaşça şekillenmiş ve daha da küçülerek minyatür sanatının temellerini oluşturmuştur. Bu sanat zamanla yaygınlaşmıştır. minyatür sanatı Görsel sanatlar arasında çok kıymetli bir yere sahip olan minyatür sanatı, sadece kitaplara uygulanmamıştır. Minyatür sanatının çok önceleri farklı yüzeylere de uygulandığı gözlemlenmiştir. Minyatürcülük kağıt gibi yumuşak zeminlere yapıldığı gibi fildişi gibi sert ve oymacılık usulüyle çizilen yüzeylere de uygulanmıştır. Farklı denemelerle oluşan minyatür çizim örnekleri sayıca çok fazladır. nakkaş Bu sanatın icrası için genellikle sulu boya türevleri tercih edilmiştir. Buna ek olarak boyanın tutuculuğu ve kalitesi için de zaman zaman toz formundaki resim zemin kaplamaları çizim alanına uygulanmıştır. Çok ince detayları çizebilmek ve gerekli olduğu zaman düzeltmeler yapabilmek için bu sanatı yapanlar yavru kedilerin tüylerinden ürettikleri özel kalemleri kullanmışlardır. (Samur tüyü de olabilir.) Çizim esnasında bazı minyatürler kök boya ile yapılmıştır. Bu çok zorlu ve emek isteyen bir boyama çeşididir. minyatür örnekleri

Minyatür Nerelerde Kullanıldı?

Kitaplar bu sanatın en çok kullanıldığı alanlardır. Minyatür çeşitleri gereğince bu sanat yine farklı yerlerde de kullanılmıştır. Hastalık, acı, aşk, bilim, kainat ve hiciv gibi imgeler özellikle Türk minyatürlerinde çokça işlenen konulardandır.

Minyatür Sanatının Tarihçesi

Dünyadaki ilk minyatürün M.Ö 2. yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Daha sonra minyatür sanatının tarihi üzerinde birçok farklı milletin etkisi olmuştur. Yunanlar, Bizanslılar ve Romalılar bunların en önde çıkanlarıdır. Minyatürün tarihi evreleri arasında tekrar canlanmasına ve dünyaya tanıtılmasına vesile olan millet ise Türklerdir. Osmanlı minyatürleri bir dönemin büyük sanat değerleri olarak kabul edilmiştir. minyatür sanatının tarih Avrupalı batı kaynaklarına göre batılı ülkelerde minyatür sanatı 8. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Minyatürcülük sanatının gelişimi 12. yüzyıla kadar farklı çabalarla sürdürülmüş, bu dönemde minyatürlerin çizim kuralları hakkında ciddi değişimler yaşanmıştır. Dini ve ilgili yazılı içerikle birebir alakalı çizimlerin yapılması zorunlu kılınmıştır. minyatür sanat tarihi Minyatürün tarihi hakkında söyleyebileceklerimiz arasında 17. yüzyıl döneminin etkileri de bulunuyor. Bu dönemde minyatürün çizildiği kağıt ve zeminlerde değişim olmuş, insanlar fildişi zeminlere ağırlık vermiştir. Görsel sanatların alt dallarından olan minyatürün gelişimi açısından önemsiz gibi görünen ancak sanat tarihi bakımından kıymetli bir detaydır. avrupa batı minyatürü Minyatürün batılı kaynaklardaki gelişimi Türk toplumlarındaki gelişimle paralel olarak ilerlemiştir. Selçuklular bu sanata çok büyük yatırımlar yapmışlardır. Minyatürcülük denince akla gelen devletlerden biri olan Selçuklular, gelecek nesiller için de güzel eserler bırakmışlardır. Kuvvetli İran ilişkileri nedeniyle Türk minyatürleri İran kalemlerine de yansımıştır ve bir dönem boyunca İranlılar tarafından geliştirilmiştir. osmanlı minyatürleri Osmanlı minyatür sanatı tarihi açısından çok önemli değişimlere imza atmış bir devlettir. Osmanlı minyatürleri halen eğitim metodu olarak çeşitli kaynaklarda kullanılmaktadır. Osmanlı minyatürleri 19. yüzyıla kadar geleneksel olarak sürdürülmüş bir sanat dalı olarak direnmiştir. Osmanlı'da Nakkaşbaşı makamının oluşmasına neden olabilecek kadar kıymetli bir devlet sanatıdır. Bundan sonra yüksek zümrenin ilgilendiği, ince bir hobi olarak sanatsal varlığını korumaya devam etmiştir. türk minyatürleri Not: Osmanlı minyatürleri olarak bilinen minik çizimler eski Osmanlı çağında nakış ve tasvir kelimeleriyle açıklanıyordu. Minyatür kelimesi pek yaygın değildi. Minyatürün özellikleri batı ile neredeyse aynıydı, (doğu minyatürünün farklılıkları da vardı.) ancak Osmanlı'daki adı farklıydı.

Günümüzde Minyatürcülük Ne Durumda?

21. yüzyılda minyatürcülük ölmüş diyemeyiz ancak unutulmaya yüz tutmuştur diyebiliriz. Minyatür çizerken kullanılan malzemeler zor bulunduğu ve sanat genç nesillerce tanınmadığı için günümüzde minyatürcülük ne yazık ki gerileyen bir süreç izlemektedir. Minyatüre başlamak isterseniz bu sanatın anlatıldığı kitapları ve ansiklopedileri tespit ederek bu yolculuğa başlayabilirsiniz. Minyatürler çizmek için kullanılan eşyalar ise ülkemizde bazı satıcılar tarafından satılmaktadır. Tezhip ve minyatür malzemeleri adı altında satış yapan kurumları tercih edebilirsiniz.

Minyatür Sanatının Özellikleri

minyatürlerin özellikleri Minyatür sanatının özellikleri nelerdir? sorusunun cevabı madde madde şu şekildedir:
  • Türk Minyatürü, Batı minyatürü ve doğu minyatürü gibi etnik gruplara ayrılabilir.
  • Göze hitap ettiği kadar düşünceye de hitap eden bir sanattır. Düşünce gücü önemlidir.
  • Minyatürün ilk çıkışı Mısırlılara dayandırılsa da henüz tarih bilimi bu konuyu aydınlatamadı.
  • Minyatürcülük ayrıntıcılık sanatıdır ancak bu ayrıntıların işlenmesinde realizme önem verilmez.
  • Soyut çizimler yapılabilir ve çizim kenarlarına işlemeler çizilebilir.
  • Durumlar resmedilebilir.
  • Minyatüre bakılarak sanatçının hakkında en temel bilgiler edinilebilir.
  • Aynı şekilde eski çağlarda çizilmiş bir minyatür bizlere o dönemle alakalı bilgiler vermektedir.
  • Tarih biliminin en önemli veri kaynaklarından bir tanesidir.

Ünlü Minyatür Sanatçıları ve En Önemli Eserleri

en ünlü minyatürcüler ve eserleri İran ve çeşitli Avrupa ülkelerinde de çok kıymetli minyatür sanatçıları bulunmaktadır. Bu başlık altında sizlere sadece Türk sanatçıları sunuyoruz. Modern minyatür sanatçılarına ulaşmak için sosyal medyada ufak bir arama yapmanız yeterlidir.

Levni (Abdülcelil Çelebi)

II. Mustafa ve III. Ahmet dönemlerinin en kıymetli minyatür sanatçısıdır. Osmanlı minyatürüne çok büyük incelikler kazandırmıştır. Birçok farklı eseriyle, birçok farklı kaynakta yer almaktadır. Asıl mesleği portre ressamlığıdır.

Refail

I. Abdülhamid dönemine kadar çizimleriyle gelen ünlü bir sanatçıdır. Minyatür sanatçıları arasında ilklere imza atan isimlerden bir tanesidir. Çizdiği minyatürleri sonraki zamanlarda daha büyük zeminlere yansıtıyor olması onu bu sanat dalında ayrıcalıklı kılmıştır.

Nakkaş Sinan Bey

Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış, cihan hükümdarının çizimleriyle tanınmış, dönem devleti tarafından yurt dışına eğitime gönderilmiştir. Çıktığı yurt dışı gezisinde batılı minyatürlerden kalemine birkaç motif kazandırmıştır ve batı doğu sentezli ilk Osmanlı minyatürlerini (nakışlarını) işlemiştir.

Minyatür Çizimi Nasıl Yapılır?

mini çizim nasıl yapılır çizi malzemeleri nelerdir Bu çizimi yapmak zaman alan bir uğraştır. Çok fazla emek vermenizi gerektiren, hızlı bir şekilde hazırlanmayan, ince bir işçiliktir. Minyatürlerin çizim aşamaları şu şekilde sıralanabilir.
  • Pamuk dokulu kağıt alınır ve sert bir zemine yerleştirilir.
  • Ardından gerekli düzeltmeler ve kaba tabirle zımpara temasları yapılır. Çizim yüzeyi düzeltilir.
  • Çok ince uçlu çizim kalemleriyle yapılacak olan minyatürün ana hatları belirlenir.
  • Varsa hatalar düzeltilir ve boyasız haliyle çizim ortaya çıkarılır.
  • Tercihe göre sınır hatları belirlenip boyamaya geçilir ya da boyama bitirildikten sonra sınırlar işaretlenir.
  • En sonunda çinileme yapılarak çizimin kenar hatları ortaya çıkarılır. (Günümüz karikatür sanatında da çinileme yapılmaktadır ve çini mürekkebi kullanılmaktadır.)
Minyatür sanatının yapılışı ve uygulama aşamaları en basit haliyle bu şekildedir. Minyatürlerin çizim süreleri ayları hatta yılları bile bulabilmektedir. Bu süre sanatçının yorumuna ve çizim kabiliyetine bağlıdır.

Minyatür Sanatının Çeşitleri Nelerdir?

minyatür çeşitleri Minyatür nedir? sorusuna cevap verdiğimiz içeriğimizde son olarak minyatürün çeşitleri konusunu işliyoruz. Bu sanatın türleri ders kitaplarında bizlere sunulduğu kadarıyla bilinmektedir. Minyatürün alt dalları basitçe şu şekilde sıralanabilir:
  • Oyma resimcilik
  • Duvara nakış işleme
  • Ebru
  • Duvar resimciliği
  • Nakış işleme
Minyatür sanatı hakkında bilgi verdiğimiz yazımızın burada sonuna geliyoruz. En eski Osmanlı ve dünya geleneklerinden olan bu sanata sahip çıkmak, biz gençlerin görevi. Gerekli duyarlılığı göstermeniz temennisiyle, bol sanatlı günler sizlerle olsun! 

Ebru Sanatı Nedir? Nasıl Yapılır?

Dec. 14, 2019, 1:02 p.m.

ArticleRecommended For You

Bize Karikatür Çiz Ne Kadar Yaratıcı Olduğunu Söyleyelim!

Karikatür çizmek diğer tüm sanat dallarından farklıdır. Tek boyutludur ancak bünyesinde milyonlarca boyuta ve paralel evrene ev sahipliği yapar. Tek bir kalem darbesidir ama anlam niteliği bakımından milyonlarca kalem izine denktir. Böylesi garip bir şeydir işte karikatür. Bize bir karikatür çiz ve senin yaratıcılık düzeyini açıklayalım!  Karikatür çiziyor gibi görünen ama çizemeyenler burada mı? (Yazar da onlardan biri...?) (More)

Karikatür çizmek diğer tüm sanat dallarından farklıdır. Tek boyutludur ancak bünyesinde milyonlarca boyuta ve paralel evrene ev sahipliği yapar. Tek bir kalem darbesidir ama anlam niteliği bakımından milyonlarca kalem izine denktir. Böylesi garip bir şeydir işte karikatür. Bize bir karikatür çiz ve senin yaratıcılık düzeyini açıklayalım!  Karikatür çiziyor gibi görünen ama çizemeyenler burada mı? (Yazar da onlardan biri...?)

Nov. 7, 2019, 1:30 p.m.

ArticleRecommended For You

En Havalı Çekimler İçin Önceden Yapılan Hazırlıkları Gösteren Fotoğraflar

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

+15

Jordi Koalitic ismindeki sanatçının en havalı çekimler için önceden yapılan hazırlıkları gösteren fotoğrafları insanı büyülüyor. Bu çekimler için kullanılan materyallerin yanı sıra Photoshop bilginizin de harika olması şart. Fotoğraflarda özellikle güneş ışığı ön plana çıkarılmış. #1 #2 #3 #4 #5 #6 #7 #8 #9 #10 #11 #12 #13 #14 #15 #16 #17 En Sanatsal ve En Renkli 26 Başarılı Pankek Tasarımı (More)

Jordi Koalitic ismindeki sanatçının en havalı çekimler için önceden yapılan hazırlıkları gösteren fotoğrafları insanı büyülüyor. Bu çekimler için kullanılan materyallerin yanı sıra Photoshop bilginizin de harika olması şart. Fotoğraflarda özellikle güneş ışığı ön plana çıkarılmış.

#1

süper fotoğraf çekimi

#2

Önceden Yapilan Hazirliklari Gösteren Fotoğraflar

#3

olağanüstü fotoğraflar

#4

havali fotoğraflar

#5

harika fotoğraf çekimi

#6

fotoğraf nasil çekilir

#7

fotoğraf çekimleri

#8

En Havali instagram Çekimler

#9

En Havali Çekimler 1

#10

cool fotoğraflar

#11

En Havali Çekimler

#12

En Havali Çekimler İçin Önceden Yapilan Hazirliklari Gösteren Fotoğraflar

#13

aynadan çekim

#14

En Havali Çekimler İçin Önceden Yapilan Hazirliklari Gösteren Fotoğraflar 7

#15

En Havali Çekimler İçin Önceden Yapilan Hazirliklari Gösteren Fotoğraflar 5

#16

En Havali Çekimler İçin Önceden Yapilan Hazirliklari Gösteren Fotoğraflar 4

#17

En Havali Çekimler İçin Önceden Yapilan Hazirliklari Gösteren Fotoğraflar 3

En Sanatsal ve En Renkli 26 Başarılı Pankek Tasarımı

Oct. 19, 2019, 1:30 p.m.

ArticleRecommended For You

Gönüller Arası Bağ Kuran En Doğal Sanatsal İfade Tiyatro ve Tarihçesi

+5

+5

+5

+5

Tiyatro tarihçesi ve tiyatronun tarihsel gelişimi hakkında merak edilenleri derledik. Tiyatro türleri ve özellikleri nelerdir? İşte, Geleneksel Türk Tiyatrosu ve Çağdaş Tiyatro dahil olmak üzere, konuyla ilgili tüm ayrıntılar! Gerçekleşen ya da gerçekleşebilecek olayların, oyuncular tarafından sahnede canlandırılması için yazılmış eserlere tiyatro denilmektedir. Tiyatronun köklü bir geçmişi vardır. Tiyatronun türleri ve tarihsel gelişimi hakkındaki detayları aktaralım. Tiyatro Tarihçesi ile İlgili Birkaç Temel Bilgi Tiyatro türleri hakkında bilgi vermeden önce tiyatronun tarihçesi hakkında önemli bilgileri paylaşalım. Batılı tiyatrodaki eserlerin kaynağı, Eski Yunan zamanlarına dayanmaktadır. Eski Yunan'da bir diğer ismi ile Antik Yunan'da, bağbozumu tanrısı olarak bilinen Dionisos adına düzenlenen dini törenlerden doğmuştur. Bu törenlerde şarkılar söyleyip dans eden koronun karşısına bir oyuncu çıkarılmış ve gelişen diyaloglar sonrasında birden çok oyuncu daha sahneye dahil edilmiştir. Tiyatronun doğuşu bu şekilde başlamıştır. Tiyatro hakkında diğer temel bilgiler: Tiyatronun temel öğeleri olay, kişi, yer ve zamandır. Amacı ise insanları düşündürmek ve yorum yapmaya teşvik etmektir. Eski Yunan'da tiyatro eserleri şiir şeklindeydi. İlk tiyatro türü trajedi olmuştur. Komedi, dram, müzikal komedi gibi ürünler daha sonra ortaya çıktı. Bale ve opera Batılı tiyatro türlerindendir. Türk tiyatrosunun temeli ise İslam öncesindeki yuğ, sığır, şölen gibi törenlere dayanır. Edebiyatımızdaki ilk tiyatro eserinin Şinasi'nin Şair Evlenmesi olduğunu belirtelim. Tiyatro Türleri Nelerdir? Türlerine göre tiyatronun tarihsel gelişimi hakkında bilmeniz gerekenleri paylaşalım. 1. Trajedi (Ağlatı) Hayatın acıklı yönlerini kendine özgü kurallar dahilinde sahnede göstermek, erdem ve ahlak örneği vermek amacı ile yazılmış tiyatro eserleridir. Klasik Trajedinin Özellikleri Konular tarih ve mitolojiden alınır. Kişiler tanrı, tanrıça ve soylulardır. Erdem ve ahlak önemlidir. Kötü ve basit söyleyişler bulunmaz. Eser, baştan sona ciddi şekilde geçer. Seçkin bir üslup kullanılır. Diyalog ve koro bölümlerinden meydana gelir. Beş bölümden oluşur ve kesintisiz şekilde oynanır. Acı veren olaylara sahnede yer yoktur. Bu olayları haberciler aktarır. Üç birlik kuralına uyulmaktadır. Tek bir zaman, olay ve mekan vardır. Ayrıca, her şey 24 saat içinde tamamlanır. İnsanoğlunun kavgaları, hırsları vurgulanır. Birçoğu felaketli sonuçlara bağlanır. İlk temsilcileri Yunan edebiyatından Aiskhylos, Sophokles ve Euripides'tir. 17. yy'da Fransız edebiyatında daha da gelişmiştir. Bu dönemdeki temsilcileri ise Corneille ve Racine'dir. 2. Komedi (Güldürü) İnsanların ve olayların gülünç olan yönlerini ortaya koymak, izleyicileri güldürmek, düşündürmek ve eğitmek amacı ile yazılan tiyatro türüdür. Klasik Komedinin Özellikleri Konular, günlük hayattandır. Kişiler, toplumun her kesiminden ve genellikle halktan seçilir. Üslupta soyluluk ve asalete gerek yoktur. Kaba sözlere yer verilebilir. Öldürmek, yaralamak gibi olaylar sahnede gösterilebilir. Manzum bir eserdir ve 5 bölümden oluşmaktadır. Art arda süren koro ve diyalog bölümleri bulunur. Bu türün ilk temsilcisi eski Yunan edebiyatından Aristophanes'tir. Latin edebiyatında Platus, Fransız edebiyatında da Moliere önemli komedi sanatçıları arasında bulunur. Komedi Türleri Karakter Komedisi: İnsanların gülünç yanlarını anlatır. (Moliere, Cimri) Töre Komedisi: Toplumun ve geleneklerin gülünç olan taraflarını anlatan komedi türüdür. (Gogol, Müfettiş) Entrika Komedisi: Olayları, merak uyandıracak biçimde, şaşırtmaya dayalı olarak ele alan bir komedi çeşididir. (Shakespeare, Yanlışlıklar Komedisi) 3. Dram Hayatı olduğu gibi, acı ve gülünç taraflarıyla yansıtan bir tiyatro türüdür. Belli bir kural yoktur. Önemli olan, dramın gerçeğe uygunluğudur. Dramın Özellikleri Hem acıklı hem de gülünç sahneler bir arada bulunur. Olaylar tarihten olabileceği gibi günlük yaşamdan da olabilir. Hem nazım hem de nesir biçiminde oluşturulabilir. Olaylar acı ya da çirkin olsa da sahnede gösterilir. Halkın anlayacağı bir dil ve üslup tercih edilir. Yer, olay ve zamandan oluşan üç birlik kuralına uyma zorunluluğu bulunmaz. Bölüm sayısı yazara bağlıdır. Romantizm akımı sırasında gelişmiş bir türdür. Dramda yerli özelliklerin işlenmesi önemlidir. En önemli temsilcileri Shakespeare, Victor Hugo, Goethe, Schiller. Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre eseri de bu türdendir. Çağdaş Tiyatro, Tarihçesi ve Türleri Çağdaş tiyatronun, epik ve absürt (sansürsüz) olarak ikiye ayrıldığını belirtelim. 1. Epik Tiyatro 1950'lerde Alman yazar Bertolt Bercht tarafından oluşturulan bir tiyatro türüdür. Genel genel özellikleri ise şöyledir: Temsil anında izleyicinin oyuna kendini kaptırması ve büyülenmesi amaçlanır. İzleyiciye, temsilde görülenlerin gerçek olmadığı ve bunun bir oyun olduğu hatırlatılır. Oyunun arkasına şarkılar, tekerlemeler, şiirler ve oyunu aniden kesen açıklamalar eklenir. Entrikaların sırrı, durup dururken açıklanır. Yer yer seyircinin de oyuna katılması sağlanır. Klasik tiyatronun dekor ve sahne anlayışına karşı çıkılır. Eleştiriye ağırlık verilir. Türk edebiyatında ilk epik tiyatro Haldun Taner'in Keşanlı Ali Destanı'dır. 2. Absürt (Uyumsuz) Tiyatro İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıktı. Modern dünyadaki sıkıntılı ve yalnız insanın huzursuzluğunu ve bunalımını anlatan bir tiyatro türüdür. Özellikleri şunlardır: Geleneksel tiyatro kuralları reddedilir. Olaylar serim, düğüm, çözüm bölümlerine göre düzenlenmez. Sahnedeki görsel ve duygusal öğeleri en aza indirmek amaçlanır. Bilinmeyenlere, sembollere ve saçma denilecek kurgulara ağırlık verilir. Modern zamanların para ve teknoloji kültürüne yenik düşmüş olan karamsar ve bunalımlı bireyi anlatan bir türdür. Türk edebiyatında Güngör Dilmen'in Canlı Maymun Lokantası, absürt tiyatronun bir örneğidir. Geleneksel Türk Tiyatrosu Edebiyatımızda tiyatronun ne zaman başladığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat ozanların yuğ, şölen ve sığır ismi verilen dini törenlerdeki gösterileri, Türk tiyatrosunun temeli kabul edilmektedir. Türk edebiyatının tiyatroya olan ihtiyacı asırlar boyunca orta oyunu, gölge oyunu, meddah ve köy seyirlik oyunları ile karşılanmıştır. Çağlar boyu sürüp gelen ve Türk kültürünün ürünü olan gelenekler, aynı zamanda tiyatronun türleridir. Geleneksel Türk tiyatrosunda oyun kişileri, tip düzeyindedir ve karakter boyutuna ulaşmaz. Geleneksel tiyatromuz, kurumsal bir nitelik taşımamaktadır. Daha çok bayramlara, düğünlere ve özel günlere özgüdür. Geleneksel Türk Tiyatrosu Türleri Karagöz (Gölge Oyunu) Orta Oyunu Meddah Köy Seyirlik Oyunları Dünyanın En Etkileyici 7 Tiyatro Sahnesi (More)

Tiyatro tarihçesi ve tiyatronun tarihsel gelişimi hakkında merak edilenleri derledik. Tiyatro türleri ve özellikleri nelerdir? İşte, Geleneksel Türk Tiyatrosu ve Çağdaş Tiyatro dahil olmak üzere, konuyla ilgili tüm ayrıntılar! Gerçekleşen ya da gerçekleşebilecek olayların, oyuncular tarafından sahnede canlandırılması için yazılmış eserlere tiyatro denilmektedir. Tiyatronun köklü bir geçmişi vardır. Tiyatronun türleri ve tarihsel gelişimi hakkındaki detayları aktaralım.

Tiyatro Tarihçesi ile İlgili Birkaç Temel Bilgi

Gönüller arası bağ kuran sanatsal ifade tiyatro ve tiyatronun tarihsel gelişimi! Geleneksel Türk Tiyatrosu, tiyatro tarihçesi ve türleri nelerdir? Tiyatro türleri hakkında bilgi vermeden önce tiyatronun tarihçesi hakkında önemli bilgileri paylaşalım. Batılı tiyatrodaki eserlerin kaynağı, Eski Yunan zamanlarına dayanmaktadır. Eski Yunan'da bir diğer ismi ile Antik Yunan'da, bağbozumu tanrısı olarak bilinen Dionisos adına düzenlenen dini törenlerden doğmuştur. Bu törenlerde şarkılar söyleyip dans eden koronun karşısına bir oyuncu çıkarılmış ve gelişen diyaloglar sonrasında birden çok oyuncu daha sahneye dahil edilmiştir. Tiyatronun doğuşu bu şekilde başlamıştır. Tiyatro hakkında diğer temel bilgiler:
  • Tiyatronun temel öğeleri olay, kişi, yer ve zamandır.
  • Amacı ise insanları düşündürmek ve yorum yapmaya teşvik etmektir.
  • Eski Yunan'da tiyatro eserleri şiir şeklindeydi.
  • İlk tiyatro türü trajedi olmuştur. Komedi, dram, müzikal komedi gibi ürünler daha sonra ortaya çıktı.
  • Bale ve opera Batılı tiyatro türlerindendir.
  • Türk tiyatrosunun temeli ise İslam öncesindeki yuğ, sığır, şölen gibi törenlere dayanır.
  • Edebiyatımızdaki ilk tiyatro eserinin Şinasi'nin Şair Evlenmesi olduğunu belirtelim.

Tiyatro Türleri Nelerdir?

Gönüller arası bağ kuran sanatsal ifade tiyatro ve tiyatronun tarihsel gelişimi! Geleneksel Türk Tiyatrosu, tiyatro tarihçesi ve türleri nelerdir? Türlerine göre tiyatronun tarihsel gelişimi hakkında bilmeniz gerekenleri paylaşalım.

1. Trajedi (Ağlatı)

Hayatın acıklı yönlerini kendine özgü kurallar dahilinde sahnede göstermek, erdem ve ahlak örneği vermek amacı ile yazılmış tiyatro eserleridir. Gönüller arası bağ kuran sanatsal ifade tiyatro ve tiyatronun tarihsel gelişimi! Geleneksel Türk Tiyatrosu, tiyatro tarihçesi ve türleri nelerdir?

Klasik Trajedinin Özellikleri

  • Konular tarih ve mitolojiden alınır.
  • Kişiler tanrı, tanrıça ve soylulardır.
  • Erdem ve ahlak önemlidir.
  • Kötü ve basit söyleyişler bulunmaz.
  • Eser, baştan sona ciddi şekilde geçer.
  • Seçkin bir üslup kullanılır.
  • Diyalog ve koro bölümlerinden meydana gelir.
  • Beş bölümden oluşur ve kesintisiz şekilde oynanır.
  • Acı veren olaylara sahnede yer yoktur. Bu olayları haberciler aktarır.
  • Üç birlik kuralına uyulmaktadır. Tek bir zaman, olay ve mekan vardır. Ayrıca, her şey 24 saat içinde tamamlanır.
  • İnsanoğlunun kavgaları, hırsları vurgulanır. Birçoğu felaketli sonuçlara bağlanır.
  • İlk temsilcileri Yunan edebiyatından Aiskhylos, Sophokles ve Euripides'tir.
  • 17. yy'da Fransız edebiyatında daha da gelişmiştir. Bu dönemdeki temsilcileri ise Corneille ve Racine'dir.

2. Komedi (Güldürü)

İnsanların ve olayların gülünç olan yönlerini ortaya koymak, izleyicileri güldürmek, düşündürmek ve eğitmek amacı ile yazılan tiyatro türüdür. Gönüller arası bağ kuran sanatsal ifade tiyatro ve tiyatronun tarihsel gelişimi! Geleneksel Türk Tiyatrosu, tiyatro tarihçesi ve türleri nelerdir?

Klasik Komedinin Özellikleri

  • Konular, günlük hayattandır.
  • Kişiler, toplumun her kesiminden ve genellikle halktan seçilir.
  • Üslupta soyluluk ve asalete gerek yoktur. Kaba sözlere yer verilebilir.
  • Öldürmek, yaralamak gibi olaylar sahnede gösterilebilir.
  • Manzum bir eserdir ve 5 bölümden oluşmaktadır.
  • Art arda süren koro ve diyalog bölümleri bulunur.
  • Bu türün ilk temsilcisi eski Yunan edebiyatından Aristophanes'tir.
  • Latin edebiyatında Platus, Fransız edebiyatında da Moliere önemli komedi sanatçıları arasında bulunur.

Komedi Türleri

  • Karakter Komedisi: İnsanların gülünç yanlarını anlatır. (Moliere, Cimri)
  • Töre Komedisi: Toplumun ve geleneklerin gülünç olan taraflarını anlatan komedi türüdür. (Gogol, Müfettiş)
  • Entrika Komedisi: Olayları, merak uyandıracak biçimde, şaşırtmaya dayalı olarak ele alan bir komedi çeşididir. (Shakespeare, Yanlışlıklar Komedisi)

3. Dram

Hayatı olduğu gibi, acı ve gülünç taraflarıyla yansıtan bir tiyatro türüdür. Belli bir kural yoktur. Önemli olan, dramın gerçeğe uygunluğudur. Gönüller arası bağ kuran sanatsal ifade tiyatro ve tiyatronun tarihsel gelişimi! Geleneksel Türk Tiyatrosu, tiyatro tarihçesi ve türleri nelerdir?

Dramın Özellikleri

  • Hem acıklı hem de gülünç sahneler bir arada bulunur.
  • Olaylar tarihten olabileceği gibi günlük yaşamdan da olabilir.
  • Hem nazım hem de nesir biçiminde oluşturulabilir.
  • Olaylar acı ya da çirkin olsa da sahnede gösterilir.
  • Halkın anlayacağı bir dil ve üslup tercih edilir.
  • Yer, olay ve zamandan oluşan üç birlik kuralına uyma zorunluluğu bulunmaz.
  • Bölüm sayısı yazara bağlıdır.
  • Romantizm akımı sırasında gelişmiş bir türdür.
  • Dramda yerli özelliklerin işlenmesi önemlidir.
  • En önemli temsilcileri Shakespeare, Victor Hugo, Goethe, Schiller.
  • Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre eseri de bu türdendir.

Çağdaş Tiyatro, Tarihçesi ve Türleri

Çağdaş tiyatronun, epik ve absürt (sansürsüz) olarak ikiye ayrıldığını belirtelim. tiyatrotarihi

1. Epik Tiyatro

1950'lerde Alman yazar Bertolt Bercht tarafından oluşturulan bir tiyatro türüdür. Genel genel özellikleri ise şöyledir:
  • Temsil anında izleyicinin oyuna kendini kaptırması ve büyülenmesi amaçlanır.
  • İzleyiciye, temsilde görülenlerin gerçek olmadığı ve bunun bir oyun olduğu hatırlatılır.
  • Oyunun arkasına şarkılar, tekerlemeler, şiirler ve oyunu aniden kesen açıklamalar eklenir.
  • Entrikaların sırrı, durup dururken açıklanır.
  • Yer yer seyircinin de oyuna katılması sağlanır.
  • Klasik tiyatronun dekor ve sahne anlayışına karşı çıkılır.
  • Eleştiriye ağırlık verilir.
  • Türk edebiyatında ilk epik tiyatro Haldun Taner'in Keşanlı Ali Destanı'dır.

2. Absürt (Uyumsuz) Tiyatro

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıktı. Modern dünyadaki sıkıntılı ve yalnız insanın huzursuzluğunu ve bunalımını anlatan bir tiyatro türüdür. Özellikleri şunlardır:
  • Geleneksel tiyatro kuralları reddedilir.
  • Olaylar serim, düğüm, çözüm bölümlerine göre düzenlenmez.
  • Sahnedeki görsel ve duygusal öğeleri en aza indirmek amaçlanır.
  • Bilinmeyenlere, sembollere ve saçma denilecek kurgulara ağırlık verilir.
  • Modern zamanların para ve teknoloji kültürüne yenik düşmüş olan karamsar ve bunalımlı bireyi anlatan bir türdür.
  • Türk edebiyatında Güngör Dilmen'in Canlı Maymun Lokantası, absürt tiyatronun bir örneğidir.

Geleneksel Türk Tiyatrosu

Edebiyatımızda tiyatronun ne zaman başladığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat ozanların yuğ, şölen ve sığır ismi verilen dini törenlerdeki gösterileri, Türk tiyatrosunun temeli kabul edilmektedir. tiyatrotarihi Türk edebiyatının tiyatroya olan ihtiyacı asırlar boyunca orta oyunu, gölge oyunu, meddah ve köy seyirlik oyunları ile karşılanmıştır. Çağlar boyu sürüp gelen ve Türk kültürünün ürünü olan gelenekler, aynı zamanda tiyatronun türleridir. Geleneksel Türk tiyatrosunda oyun kişileri, tip düzeyindedir ve karakter boyutuna ulaşmaz. Geleneksel tiyatromuz, kurumsal bir nitelik taşımamaktadır. Daha çok bayramlara, düğünlere ve özel günlere özgüdür.

Geleneksel Türk Tiyatrosu Türleri

  • Karagöz (Gölge Oyunu)
  • Orta Oyunu
  • Meddah
  • Köy Seyirlik Oyunları

Dünyanın En Etkileyici 7 Tiyatro Sahnesi

Oct. 16, 2019, 6:50 p.m.